Hava Durumu

Fırtınayla çarpışanlar üzerine

Yazının Giriş Tarihi: 24.06.2025 18:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.06.2025 18:30

“Yolun düşerse kıyıya bir gün

ve maviliklerini enginin

seyre dalarsan,

dalgalara göğüs germiş olanları hatırla,

selamla, yüreğin sevgi dolu

çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar, eşit olmayan savaşta

ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden

sana liman gösterdiler uzakta.”

     *Pierre-Jean de Béranger

Yolunuz bir gün denize düşerse, gözlerin ufka takılır ve maviliğin sonsuzluğunda yitip giderseniz, orada sadece bir manzara değil, bir yaşam dersinin izlerini bulabilirsiniz. Dalgaların kıyıya vuruşu, kimi zaman huzur veren bir ezgi, kimi zaman da içten içe kopan fırtınaların sessiz yankısıdır ve o an geldiğinde engin suların altında gömülü kalmış sessiz kahramanları hatırlamak gerekir. Elbette, Pierre-Jean de Béranger’in dizeleriyle ses bulan bu çağrı, yalnızca lirik bir anlatı değildir.

Her deniz (daha da doğrusu hayat) yolculuğu, içinde görünmeyen bir mücadeleyi saklar. Yüzeydeki dinginlik, çoğu zaman derindeki çalkantıyı gizler. İşte tam da bu yüzden, limana sağ salim ulaşan her geminin arkasında bir insanın sessiz kahramanlığı yatar. Kimi zaman bu kişi, adını kimsenin bilmediği bir denizci olur; kimi zaman da ailesi için çalışan bir işçi, hastalığa direnen bir anne, savaşın ortasında çocuklarını koruyan bir baba... Yaşamın fırtınasında rotasından sapmayan herkes, bu eşit olmayan savaşın gizli bir neferidir.

Béranger’in “fırtınayla çarpıştılar, eşit olmayan savaşta” dizesi, çağları aşan bir adalet arayışını da dile getirir. Çünkü her dönemde bazı insanlar daha ağır yükler taşımıştır sırtında. Kimi doğuştan mücadeleye mahkûm olurken kimisi seçimini bilinçle yapar. Ancak sonuç değişmez: Bu insanlar, kendi sınırlarını zorlayarak başkalarına yön tayin etmişlerdir. Gözden ırak bir noktada, çoğu zaman teşekkür bile alamadan, insanlık denen büyük gemiyi batmaktan kurtarmışlardır. Bu yüzden kıyıya vardığında sadece dalgaları değil, dalgaların içinde kaybolmayı göze alanları da düşünmek gerekir. Onları selamlamak, bir vefa değil; aynı zamanda bugüne ve geleceğe yönelik bir ahlaki sorumluluktur. Çünkü bizler, sıklıkla unuturuz ki içinde yaşadığımız huzur bir başkasının kaygısından, bizim güvende oluşumuz bir başkasının cesaretinden doğmuştur. Her dingin anın ardında bir çarpışmanın, bir yitişin, bir fedakârlığın izleri vardır. Yürek, sevgiyle dolu olmadıkça bu hatırlayış mümkün değildir. Sevgi, yalnızca bireysel bir duygu değil, toplumsal bir bağdır aynı zamanda. Sevgi sayesinde başkasının emeğini fark eder, başkasının acısını hisseder ve başkasının kaybına ortak oluruz. Sevgi, limanı sadece bir yer değil, bir anlam hâline getirir. Çünkü liman dediğimiz şey, yalnızca kara parçasıyla çevrili bir su kütlesi değildir; liman, insanın sığınıp nefes aldığı, kaybolmadan önce yönünü bulabildiği yerdir ve her liman, bir başkasının bize tuttuğu bir ışıktır.

Görsel 1: Ivan Aivazovsky - Ship on Stormy Seas

Fırtınayla çarpışanları anımsamak, onların izinden gitmek anlamına gelmez her zaman. Ancak bu hatırlayış, bize kendi rotamızı sorgulama gücü verir. Acaba biz de bir gün başkalarına liman olabilir miyiz? Kendi fırtınamızda sürüklenirken bile bir ışık tutabilir miyiz? Yoksa yalnızca varmakla mı yetineceğiz, yolculuğun yükünü taşıyanları görmeden?

İnsan kendi iç denizinde de sık sık yolunu kaybeder. Kimisi kendi içine gömülür, dalgaların çarpışından kaçmak ister. Kimisi ise bilerek çıkar o açık denize; ne kadar güçsüz, ne kadar savunmasız olduğunu bilerek. Onlar, korkusuz değil; korkusuna rağmen adım atanlardır. Asıl kahramanlık da buradadır: Eşit olmayan bir savaşta kalmayı seçmekte, kaybolmayı göze alarak başkalarına yön gösterebilmekte.

Sonunda limana ulaşanlar kadar, ulaşamayıp yolu açanları da selamlamak gerekir. Çünkü bu dünya, yalnızca kazananlarla değil, yol açanlarla da inşa edilir ve yol açanlar, çoğu zaman bir şiirin satır aralarında, bir çocuğun düşlerinde ya da bir yürek sızısında yaşarlar.  Öyleyse bir gün yolun denize düşerse, dur, bak maviliğe, bak ve hatırla… Dalgalara göğüs germiş olanları… Onları yürekten bir sevgiyle selamla. Çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar, belki de senin ulaşacağın limanı var edebilmek için.

Velhasılıkelam, sevgili okur; bu satırlar fırtınalara karşı mücadele eden denizcileri anlatmamaktadır. Bu satırlar; her şeye rağmen sessizce yenen, yenilen, yaşayan, hep dalgalı anaforlarda yaşamaya çalışan, fırtınalar boranlarla yumrukları nasırlaşan, kimi zaman bir gülümsememizin nedeni olanları anlatmaktadır.

Sevgiyle kalın…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.