Hava Durumu

Sonsuzluk imgesinin simgesi: Zeytin

Yazının Giriş Tarihi: 22.06.2025 09:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.06.2025 09:17

Son günlerde zeytinlikler ve zeytinlerin kaderini belirleyecek tartışmalar gündemde. Bu kıymetli ağacın korunması, geleceğimiz için büyük bir önem arz ediyor. Şairin dilince söylersek,

“Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

           ölmekten korktuğun hâlde ölüme inanmadığın için,

                                      yaşamak yanı ağır bastığından.”

Gelin, yaşamaya dair umutları barındıran, efsanelere konu olan bu ağaca ilişkin kültürel arka plana hep beraber bakalım:

Zeytin, hepimizin bildiği gibi, Akdeniz iklimine özgü bir ağaç türüdür. Zeytin adı, dilimize Arapça zeytūn kelimesinden geçmiştir. Bu kutsal ağaç tüm mitolojilerde ölümsüzlüğün simgesidir. Ege kıyılarını gezerken yorulan Homeros, bir zeytin ağacının gölgesine oturur. Ağaç dile gelir ve Homeros’un kulağına şunları fısıldar: “Ben herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım.”

Hiçbir ağaç, insanlık tarihinde zeytin ağacı kadar kutsal kabul edilmemiş ve üstüne bu kadar efsane yaratılmamıştır. İnsanlık tarihinden çok daha köklü bir geçmişe sahip olan zeytin için “bütün ağaçların ilki” denilmektedir. Anlatıya göre; Havva ile birlikte yasak meyveyi yiyerek cennetten kovulan Âdem, Tanrı’dan kendisini ve tüm insanlığı bağışlamasını diler. Oğlu Şit’i cennet bahçesine gitmesi için görevlendirir. Cennet bahçesinin bekçiliğini yapan melek, Şit’in duası üzerine ona üç tohum verir. Melek, bu tohumları babası Âdem öldüğünde onu toprağa gömmeden ağzına yerleştirilmesi gerektiğini söyler. Âdem kısa süre sonra ölünce Hebron Vadisi’ne gömülürken ağzına bu üç tohum konulur ve gömüldüğü yerde üç ağaç yeşerir: zeytin, sedir ve servi. Efsaneye göre, bu ağaçlar tanrı ve insan arasında barışı sağlamıştır. Dünya halkları arasında zeytin ağacının oluşumuna dair en bilinen mit Antik Yunan’a dayanır. Atina’yı kimin koruyacağını belirlemek isteyen Zeus, diğer tanrıları bir araya getirir. Alınan karara göre, kente en değerli armağanı veren tanrı, Atina’nın koruyucusu olacaktır. Denizler, depremler ve atlar tanrısı Poseidon meclise savaşlarda çok işe yarayacak bir at sunar. Athena, mızrağının ucunu toprağa saplar ve topraktan ince dallı, koyu yeşil yapraklı ve yeşil meyveli bir ağaç çıkar ve şöyle der: “Bu ağaç büyüyüp yüz yıllarca yaşayacak, meyvesinin yağı tüm dünya tarafından aranır hâle gelecek, gölgesiyle insanları serinletecek, odunuyla ısıtacaktır.” Yarışı Athena kazanır ve ağaç Akropolis’e dikilir. Yani aslında bizim bugün hayatımızın neredeyse her yerinde kullandığımız zeytin yeryüzüne bir armağan olarak gönderilmişti. Şimdi hep birlikte ölümsüzlüğü simgeleyen bu ağaca dair çeşitli halkların mitolojilerinde nasıl yer verildiğine bakalım:

Antik Yunanistan: Zeytin, sonsuzluğun yanı sıra bekâreti ve arılığı temsil eder. Eski Yunan’da zeytini yalnızca bâkireler toplayabilirdi. Bâkire olmayanlar bu meyveye el süremezlerdi. Zeytin bu denli kutsanmıştır. Athena da bâkiredir ve arılığı temsil eder. Sistemin ona biçtiği rol, bekâreti temsil etmesidir. Antik Yunanlara göre, kutsal bir aileden gelmiş olmanın en önemli işareti bir zeytin ağacının altında doğmuş olmaktır. Antik Yunan’da yedi bilgeden biri kabul edilen Solon’un koyduğu kanunlarla zeytin ağacı kesenlere ağır cezalar uygulanmıştır. Bu, tarihteki bilinen ilk zeytin koruma kanunudur. Antik çağda yapılan olimpiyatlarda ve savaşlarda kahramanlık gösterenler sadece zeytin ağacının dallarından örülmüş çelenklerle ödüllendirilir, başları zeytin dallarıyla taçlanır ve içi zeytinyağı dolu amfora hediye edilirdi. Bununla birlikte Antik Yunan’da günlük beslenmenin en değerli parçası zeytinyağı ve zeytindir.

Roma: Roma’daki anlatı, Yunan mitolojisiyle aynı, fakat tanrı ve tanrıça adları farklıdır. Romalılara göre zeytin ağacı, kutsallığını Roma mitolojisinde Athena ve Zeus’un karşılığı olan, Minerva ve Jupiter’den alır. Apollon ve Artemis gibi, Roma’nın efsanevi kurucuları Romus ve Romulus da bir zeytin ağacının altında dünyaya gelirler.

Antik Mısır: Eski Mısırlılar zeytini ve nasıl işleneceğini tanrıça İsis’in kendilerine öğrettiklerine inanırlardı. III. Ramses, Güneş Tanrısı Ra’nın şehri Heliopolis’i (İunu) zeytin ağaçlarıyla süsler ve ona aydınlanmanın simgesi zeytin dallarını sunar. Mısırda dinî ayinlerde arınma aracı olarak zeytinyağı kullanılırdı. Eski Mısır’da zeytin tanrısal erdemlere eşlik ederdi. Firavun Tutankhamon’un başındaki zeytin yapraklarıyla örülü taç, adaletin sembolüydü. Zeytin, MÖ 2500’de yapılan ve en eski firavun piramidi olan Sakkara’nın da duvarlarını süsler.

Kutsal Kitaplar: Eski Ahit’te yer alan anlatılardan biri Hz. Nuh ve tufandan bahseder. Büyük bir tufanın başlamasıyla Hz. Nuh ve gemisindeki canlılar hariç, yeryüzü üzerinde yaşayan her şey silinir. Suların yeryüzünden çekilip çekilmediğini anlamak için Hz. Nuh bir güvercin gönderir. Güvercin son seferinde ağzında yeni koparılmış zeytin yaprağıyla gelir. Ağzında zeytin yaprağı tutan güvercin, o günden bugüne, ümidin, bolluğun, esenliğin ve barışın simgesi olur. Tufanın yok edici gücüne karşı direnen zeytin ağacı ise ölümsüzlüğün. İbranice yazılmış Kitab-ı Mukaddes’ten biri olan Hâkimler Kitabı’nda geçen bir öykü, ağaçların kendilerine kral seçmek için ilk olarak zeytin ağacına başvurduklarından bahseder. Tevrat’ta Hz. Davut kendini yeşil bir zeytin ağacına benzetir. Yahudiler zeytin ağacını Yehova’nın en değerli armağanı olarak düşünürler. Hristiyanlık açısından zeytin dalı taşıyan güvercin, ölenlerin ruhlarını gagasıyla Tanrı’ya taşıyan bir vasıta olarak yorumlanır. Kudüs’ün doğusunda kalan Zeytinlik Dağı da Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık için kutsal sayılır. Tevrat ve İncil’de zeytin kelimesi 140 kez geçer. Kur’an-ı Kerim’de zeytin kelimesi 4 surede 6 kez geçer. Bu sureler; Tin, Nur, Enam, Nahl’dır. Allah, Kur’an’da Tin suresinde zeytin üzerine yemin eder.

Sonuç olarak zeytin ağacı geçmişten günümüze tüm Akdeniz toplumlarında kutsal sayılmıştır. Beslenmede, eczacılıkta ve güzellik iksiri olarak yaygın bir şekilde kullanılan zeytin ağacı; akıl ve zaferin, zeytin dalı barışın, zeytinyağı da saflık ve sadeliğin sembolü olmuştur. Zeytinyağı ayrıca huzur, bereket, yardımseverlik, evrensel iyilik, barış ve birliktelik kavramlarının simgesi olarak da benimsenmiştir. Antik çağda yeşil zeytin dalı, diğer yeşil bitkiler gibi “Ölümsüzlük ve Yeniden Doğuş” simgesi sayılmıştır. Bütün bunlara ek olarak değerli bir gıda olan zeytinin günümüzde de korunarak gelecek nesillere aktarılması gerekiyor.

Sevgiyle kalın…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.