Hava Durumu

Çalışma hayatında yetkinlik ve çalışanların katılımı

Yazının Giriş Tarihi: 30.04.2025 11:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.04.2025 11:49

Yetkinlik kavramı, çalışanların bir işin veya görevin gereğinin yerine getirilmesi amacıyla göstereceği tutum, performans ve bilgi birikimi olarak tanımlanmaktadır. Yetkin kişiler, öğrenen organizasyonların bir parçası olma, paylaşımcı, kolay iletişim kuran/kurulabilen, takım çalışmasına yatkın, hızlı çözüm üretebilen ve önceliği müşteri memnuniyetinin sağlanması olan kimseler olduğu ifade edilmektedir. Yetkinlik düzeyi ise, kişinin sahip olduğu bilgi seviyesi ile yaşadığı iş tecrübelerinin sonucunda kazanmış olduğu derinlik olarak ifade edilmektedir.

Çalışma hayatında, başarıya odaklanmış güçlü liderler, konusunda uzman ve yetkin kişilerden oluşan ekiplerle çalışmayı tercih ederler. Bu nedenle özellikle karar verici seviyedeki yöneticilerin gerekli eğitim alt yapısına sahip olması ile birlikte işi ile ilgili konularda da yetkinlik seviyesinde olması beklenir.

Kabul gören bir başka yaklaşıma göre  kişinin yetkin olarak tanımlanabilmesi için iyi bir eğitim sürecini tamamlamış olması veya usta çıraklık ilişkisi kapsamında iyi bir ustanın yanında yeterli bir süre çalışmış olması gerektiği şeklindedir. Ayrıca kişinin aynı işte tecrübe kazanmış olması, çok yönlü düşünebilme becerisi ile araştırmacı ve sorgulamacı bir yaklaşım içinde bulunması da tercih edilme nedeni olabilmektedir.

İşletmelerin temel amacının, rekabetçi bir ortamda artan bir ivme ile karlılıklarını sürekli artırmak olduğu şeklinde özetlenebilir. Bu amacın gerçekleşebilmesi için de gerek yönetimsel ve gerekse operasyonel bazlı iş ve işlemler açısından ihtiyacın, öncelikle konusunda uzman ve yetkin insan kaynağı olacağı gerçeği hiçbir koşulda değişmeyecektir.

İşletmelerde, tanımlanmış iş ve işlemler için görevlendirilecek personelin gelişimini sürekli kılmak ve teknolojik gelişmelere paralel olarak sahip olunan bilgilerin güncel tutulmasına yönelik çalışmaların sürdürülebilirlik açısından çok önemli olduğu ifade edilebilir. Bu kapsamda gerçekleştirilecek faaliyetlerin çalışan aidiyetinin ve verimliliğin artmasına da neden olacağı tartışılamaz. Bu bağlamda, çalışanların, gerek hizmet içi eğitimler ve gerekse kişisel gelişimine yönelik farklı eğitimlerle desteklenmesinin çalışanlar üzerinde sinerji etkisi oluşturacağı da unutulmamalıdır.

ISO 9001 standardı yetkinlik ve yeterlilikle ilgili olarak, işletmelerin kuruluş amaçlarına uygun olarak gerçekleştirecekleri iş ve işlemlerde görev alacak her seviyedeki personelin yeterlilik ve yetkinlik tanımlamalarını yapmalarını istemektedir. Aynı zamanda bu doğrultuda ilgili dokümanların hazırlanmasını ve uygulama örneklerini içeren kanıtların muhafaza edilmesi gerektiğinin altı da özellikle çizilmektedir.

Yönetim guruları ile sistem tasarımcılarının üzerinde uzlaştıkları önemli bir konu da, “odağında insan olmayan hiçbir sistem başarıyı sürekli kılamaz.” yaklaşımıdır. Bu bağlamda işletmelerin verimli ve başarılı olması ile gelişmelerinin sürekliliğinin sağlanmasında insan kaynağının etkisi ve katkısı hayati derecede önem taşımaktadır. Bu bağlamda işletmelerin iş için yapacakları yatırımların içerisindeki en önemlisinin insan kaynağına yapılacak yatırım olması gerektiği de özellikle vurgulanmaktadır.

Günümüzde tüm kesimlerin gündeminde olan yapay zeka uygulamaları dahil merkezinde insanın olmadığı veya insanın dokunmadığı hiçbir iş ve işleme rastlamak mümkün değildir. Aynı zamanda, işletmelerin gelecek vizyonuna uygun ve rekabetçi bir pazarda farkındalık oluşturma çabalarında, çalışanların katılımının belirleyici bir etken olacağını ifade etmekte doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu kapsamda özellikle kurumsallaşma sürecini tamamlamış işletmelerde, bütünselliği sağlama ve çalışan aidiyetini artırmak amacına yönelik eğitim programlarının hazırlanarak etkin bir şekilde uygulandığı da görülmektedir. Aynı zamanda, sürdürülebilir bir büyümenin sağlanabilmesi ile değişim için gereken ivmelenmenin ancak eğitimle kazanabileceği gerçeği de  göz önünde tutulmalıdır.

Geleneksel çalışma yöntemi yerine verimliliği esas alan ve Ar-Ge tabanlı inovatif çalışmaların benimsendiği günümüz yönetim anlayışında, çalışanların işlerini etkileyecek kararlara müdahil olmaları istenmekte ve gerçekleştirilecek düzeltici, önleyici veya iyileştirici faaliyetlere katkı vermeleri yönünde teşvik edildiği de görülmektedir. Aynı zamanda, katılımcı bir anlayışın kurum kültürü haline getirilmesi yönündeki çabaların giderek arttığı da gözlemlenmektedir.

Sonuç olarak, bir şeyi anlama, yapabilme niteliği veya farklı bir duruma uyma konusunda doğuştan gelen güç veya kapasite olarak tanımlanan yeteneğe sahip olan kimsenin, aynı zamanda görevini yerine getirme konusunda yetkin sayılabilmesi için her türlü bilgi ile desteklenmesi de gerekmektedir.

Gerek işletmelerin gelecek yolculuklarını güvenle yapabilmeleri ve gerekse çalışanların kişisel gelişiminin sürekliliği açısından, en büyük ve etkili gücün eğitim olduğu gerçeği genel anlamda kabul gören bir yaklaşımdır. Çalışma hayatında başarı hikayesi olan işletmelerin en belirgin farkını, kuşkusuz eğitimin gücüne inanmaları ile eğitimden maksimum seviyede fayda sağlamış olmalarıdır şeklinde özetlenebilir.

Yönetme sorumluluğu aldığım kurum, dönemimizde yenilikçi ve girişimci yönetim yaklaşımı ve Ar-Ge tabanlı çalışmalar ile birçok ilki başararak tüm sektör temsilcilerinin övgü ve takdirini kazanmıştır. Gerçekleştirmiş olduğu projelerle küresel anlamda büyük başarılara imza atan ve ülke ekonomisine büyük katma değer sağlayan kurumda, çalışan personelin yetkinlik seviyelerini artırmaları kapsamında, özellikle personelin yüksek lisans ve doktora gibi akademik çalışma yapmaları teşvik edilerek sürekli desteklenmiştir.

Dönemimizde istikrarlı ve sürdürülebilir bir gelişme yaşanan kurumdaki başarının temelinde, eğitiminde etkin olarak kullanıldığı öğrenen organizasyon olma hedefine yönelik faaliyetlerin olduğu ifade edilebilir. Bu bağlamda yaklaşık 1800 kişinin çalıştığı kurumda, çalışanlara yönelik yıllık bazda kişi başı 10 saat olarak belirlenen ve gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinin oluşturduğu sinerji etkisi, çalışmalara ivme kazandırdığı gibi ve elde edilen başarıların kalıcı olmasında da önemli oranda pay sahibi olmuştur.

Son söz;

  • “Siz bir şey değilseniz, kimse sizi bir şey yapamaz”
  • “İşinizi çok iyi yapmak için çalışmayın, sadece iyi yapın yeter.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.