Hava Durumu

Girişimcilik ve fikrin ticarileşmesi

Yazının Giriş Tarihi: 25.12.2024 09:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.12.2024 09:14

Denizdeki balığı düşünerek deniz altı araçlarının tasarımı ile gökteki kuşlara bakarak uçakların tasarlandığını yüksek sesle ifade etmek, aynı zamanda girişimcilik ruhuna sahip olmanın sonuçları adına isabetli bir söylem de olabilir. Diğer bir ifadeyle abartılı düşünmek ve yorumlamak hayal ötesi bir yaklaşımla bireylerin ve kurumların ufkunu açtığı gibi yenilikçi düşünceler için ilham kaynağı olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. 
Genel bir bakış açısı ile girişimcilik, bireysel anlamda yeni bir fikrin ticarileşmesi için ortaya konulan çabayı veya kurumsal olarak Ar-Ge veya inovatif bir yaklaşımla gerçekleştirilecek tüm süreçleri ve faaliyetleri kapsadığı şeklinde ifade edilebilir. Aynı zamanda girişimcilerin gerekli bilgi alt yapısı ile sektörel anlamda hedef müşteri kitlesini tanımlama ve çevresel anlamda gözlemleme yeteneğine sahip olmaları da beklenir.
Günümüzde girişimcileri, herhangi bir konuya ilgi duyan, risk almayı seven, cesaret sahibi ve amatör bir ruhla çaba sarf eden ve heyecan uyandıran yenilikçi fikir sahipleri olarak tanımlayabiliriz. Daha açık bir şekilde söylemek gerekirse, girişimciler yanlış veya hata yapmaktan çekinmezler, öğrenmeyi severler ve kendilerine güvenerek liderlik yapabileceklerine inanırlar.
Bireysel anlamda girişimciler gelişmeleri yakından izlerler, insanların işini kolaylaştırmayı ve aynı zamanda fayda üreten bir yaklaşımla kendi işlerini kurarak büyümeyi tercih ederler. Her girişimcinin bir hikayesi vardır ve hikaye genellikle bir hayal kurmakla başlar. Kurulan hayalin kahramanı girişimcilerin kendisidir ve her şeyi aynı anda başarmaya çalışırlar. Ancak kurumsallaşma yolunda mesafe alamayan girişimciler için iş hayatı hüsranla sonuçlanan bir serüvenden öteye geçemediği de görülebilmektedir.
Fikrin, ürün haline gelerek ticarileşmesi, sürekliliğinin sağlanması ile geleceğe umutla bakılabilmesi için makul bir  zaman döngüsünde çevrim içi kalması gerekir. Başka bir anlatım şekli ile girişimcilerin ticarileşmiş fikirlerinin rekabetçi bir ortamda varlığını sürdürebilir olması için reklam ve tanıtım gibi iletişim ve müşteriye dönük ölçme yöntemlerinin kullanılmasını gerekli kılar.

Girişimcilik adına yaşanmış bir  hikaye;

Anadolu’nun güzel bir kentinde sütçülük işi ile meşgul bir esnaf biriktirmiş olduğu bir miktar parayı yatırıma dönüştürmek amacı ile İstanbul’a araştırma yapmaya gider. Yaşlı bir kuyumcu ile tanışır ve ona biriktirmiş olduğu para ile ne iş yapması gerektiği konusunu sorar, yaşlı kuyumcu ne iş yaptığını sorunca sütçü esnaf, süt işi ile uğraştığını söyler. Bunun üzerine yaşlı kuyumcu sütçü esnafına, en iyi bildiği işi yapması halinde riskin minumum olacağını söyleyerek bir mandıra açarak işini geliştirmesini tavsiye eder.
Sütçü esnaf bu öğüdün üzerine kentine geri döner bir mandıra açarak çalışmaya başlar. Aradan iki yıl geçince yine bir miktar parasının birikmiş olduğunu  fark eder ve tekrar İstanbul’a gider ve yaşlı kuyumcuyu ziyaret eder. Sütçü esnafı bu ziyarete giderken tavsiyesi sonucu çok para kazandığını düşünerek yaşlı kuyumcuya hediye olarak bir miktar külçe altın götürür. İkinci kez yaptığı bu ziyarette yaşlı kuyumcu yine bir mandıra daha açmasını tavsiye eder.  
Bu şekilde yaklaşık on yıl içerinde belirli aralıklarla yaşlı kuyumcuya giderek tavsiye alır, yaşlı kuyumcu da her defasında ilave bir mandıra daha açarak işlerini büyütmesini tavsiye eder. Sütçünün bu kapsamda beşten fazla mandırası olmuş ve finansman yönünden çok rahatlamıştır. Sütçü esnaf her gidişinde kuyumcuya hediye olarak altın götürmeye devam eder.
Bu arada sütçü esnafını bir dostu misafir olarak ziyarete gelir ve yeni bir fikri olduğundan bahisle, tekstil işinde çok büyük kazanç olduğunu anlatır ve bu işe girmek istediğini belirterek bir miktar finansa ihtiyacı olduğunu ifade eder. Aynı zamanda tekstil işinin çok karlı ve geleceğin sektörü olacağını söyleyen misafir dostu, sütçü esnafından işbirliği yapma konusundaki fikrini öğrenmek ister. Sütçü esnafı bu sunumdan çok etkilenir ve dinlerken çok heyecanlandığını ifade ederek tekstil işine girmeye karar verir. Başlangıç olarak birikmiş parasını söz konusu işe yatırım amaçlı olarak verir, daha sonra işler bekledikleri gibi gitmeyince her yıl bir mandırasını satarak tekstil işinin finansmanına yatırır. Günün sonunda sahip olduğu tüm mandıralarını kaybederek çırak çıkar.
Her şeyini kaybeden sütçü esnafı tekrar İstanbul’a gitmeye karar vererek yaşlı kuyumcuya tavsiyesini tutamadığı için iflas ettiği bilgisini vererek helalleşmeyi düşünür. Bu arada yaşlı kuyumcu emekli olmuş ve evinde istirahat etmektedir. Sütçü esnafı yaşlı kuyumcunun evine giderek ziyaret eder ve  başından geçenleri anlatır. Yaşlı kuyumcu sütçü esnafını dinledikten sonra hizmetçisini çağırarak kasada bulunan bir kutuyu getirmesini söyler. Kutunun içinde sütçü esnafının her ziyaretinde hediye olarak getirdiği külçe altınların olduğu görülür. Yaşlı kuyumcu, altınların olduğu kutuyu sütçü esnafına verir ve “Bu altınlarla yeni bir mandıra aç ve bildiğin işi yapmaya devam et.” der.
Sonuç olarak, bireysel anlamdaki girişimcilikte fikrin kuvvetli ve fayda/maliyet açısından olumlu görünmesi her zaman yeterli olmayabilir. Böyle bir durumda hata yapma riskini en aza indirmek için yeterli bilgi alt yapısının yanında, çevresel etkiler ile rekabet konusunda gerekli veriye de sahip olunması gerekecektir.

Son söz;

  • “Başarının sırrı mazaretlere değil hedeflere odaklanmaktır.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.