İş hayatında karar verme, genellikle rutin işleyişi etkileyecek olumsuz gelişmelerin önlenmesi veya düzeltilmesi amacı ile veya karlılığı artıracak yenilikçi yaklaşımların uygulanabilirliği hususlarında çözüm üretebilme eylemi olarak ifade edilebilir. Karar verme sürecinin başarısı için ağırlıklı olarak doğru veriye, bilgiye dayalı çok yönlü düşünebilme becerisine ve tecrübeye ihtiyaç vardır. Bu bağlamda karar vericiler, kararları onaylayan ve süreci yönlendiren kişi olmaları nedeniyle işletmeler için kilit görev üstlenirler.
İşletmeler, en basitinden en karmaşığına kadar birçok sorunu veya yenilikçi yaklaşım içeren Ar-Ge ve inovativ faaliyetlerle ilgili karar verme sürecini başlatabilirler. Sistem tasarımcıları tarafından, karar verilecek hedefin iyi tanımlanması ile makul bir süre sonra elde edilecek kazanımların belirlenmesinin, çalışan motivasyonunu artıracağı ifade edilmektedir. Karar verme sürecini başlatan yöneticiler, ağırlıklı olarak sahadan toplanan verilerin analizi başta olmak üzere etkileşim içerisindeki tüm bileşenleri dikkate alarak hazırlanan çok sayıdaki seçenekten en uygun olanını seçerler.
İşletmeler açısından, sürdürülebilir bir gelişme ve sürdürülebilir bir büyüme için karar verme süreçlerini başlatma zamanının belirlenmesi ile kararla ilgili risk analizlerinin yapılması hayati derecede önemlidir. Küresel anlamda değerlendirildiğinde, veri esasına dayalı olarak büyük resmi okuyamayan işletmelerin karar verme süreçlerini yönetmede zorlandıkları ve darboğaza girdikleri de görülmektedir. Özellikle zamanında verilemeyen ya da gecikmeli olarak verilen kararlar ile yanlış veya hatalı kararlar neticesinde ticari hayatına devam edemeyen çok sayıda işletme örneğine rastlanıldığı gerçeği de göz ardı edilmemelidir.
Karar verme süreçlerinin işletmelere sağlayacağı katma değerin artırılmasında, kararlılık, doğru zamanın belirlenmesi, sonuçlandırma hızı ile kritiklik seviyesi gibi faktörlerin etkisi çok açıktır. Bir başka açıdan değerlendirildiğinde, verilecek her kararın işletmeye olacak maliyeti ile elde edilecek kazanımların kıyaslanması sonucunda oluşacak verilerin, karar vericiler için çok anlamlı ve cesaretlendirici olacağı söylenebilir.
İş hayatında devam eden bir işleyişte ortaya çıkan veriler, düzeltici ve önleyici faaliyetler için yeni fırsatlar sunarken, aynı zamanda Ar-Ge ve inovasyon temelli faaliyetler için de yol gösterici olacaktır. Bu nedenle işletme faaliyetleri sonucu oluşan verilerin uygun yöntemler kullanılarak analiz edilmesi, verilecek kararın başarısını doğrudan etkileyeceği gibi rekabette de büyük avantaj sağlayacaktır.
Ürün veya hizmet üreten işletmelerin her seviyedeki yöneticisi günlük veya dönemsel periyotlarda, çalışma hayatını etkileyecek şekilde ve çok sayıda karar verdikleri gözlemlenebilir. Yöneticiler, verdikleri kararlarla işletmenin geleceğini şekillendirebildikleri gibi bazen de kronik hale gelmiş ve çözüm bekleyen sorunların da üstesinden gelmek zorunda kalabiliyorlar. Bu durumun karar verici yöneticiler için her zaman bir risk oluşturacağını söylemek de yanlış olmayacaktır. Bu bağlamda değişik sektörlerdeki uygulamalar göstermiştir ki, karar verme süreçleri, sonuçları itibarı ile karar vericilerin gelecek kariyerlerini de etkileyebilmektedir.
Karar verme süreçlerinin öznesi karar verme sorumluluğu bulunan yöneticilerdir, bu nedenle karar vericilerin öncelikle gerekli eğitim alt yapısına ve yeterli bilgi birikimine sahip olmaları gerekliliği çok nettir. Aynı zamanda karar vericilerin yönetme sorumluluğu aldıkları işletmelerin imkan ve kabiliyetleri ile iş yapma kapasiteleri gibi konularda yeterli bilgiye sahip olması da, verilecek kararların başarı şansını artıracaktır.
İşletmeler ISO 9001 standardındaki “Karar Verme İçin Gerçekçi Yaklaşım ilkesi” gereğince kararlarını objektif verilere ve analizlere dayandırması gerekir. Bu amacın gerçekleşmesi için de, karar alma süreçlerinde kesin, güvenilir ve doğrulanabilir bilgilerin kullanılması önerilir.
İşletmelerde uygulanacak karar verme süreçlerinin başarı ile sonuçlanması için, PUKÖ döngüsü olarak da anılan planla, uygula, kontrol et ve önlem al prensiplerinin disiplin altında uygulanmasının altı özellikle çizilmektedir.
Ürün veya hizmet üreten kuruluşlar açısından, karar verilecek hedefin doğru belirlenmesi, veri toplama ile analizinin yapılması, yeterli bilgiye sahip olunması, objektif yaklaşım içeren kanıtların tespiti, potansiyel risk ve fırsatların belirlenmesi ile verilen kararların doğrulanması amacıyla yürütülecek çalışmalar için sistematik bir yaklaşımın belirlenmesi çok faydalı olacaktır. Ayrıca kararların, somut verilere dayalı olarak alınması, hatalı karar riskini azaltacak ve organizasyonun performansında belirgin bir iyileşme sağlayacaktır.
Yönetim guruları, sayısal düşünme yeteneği gelişmiş, vizyon sahibi, ekibini motive etmeyi ve ortak hedeflere yönlendirmeyi başarabilen, güvenilir ve hakkaniyetli, şeffaflık ve iyi niyet gibi temel değerlere sahip yöneticiler tarafından yönetilen işletmelerin zamanında ve doğru karar verme hususunda rakiplerinin birkaç adım önünde olacaklarının altını özellikle çizmektedirler.
Aynı zamanda, verilen kararların isabetli ve başarılı olması için, konusunda uzman ve kalifiye bir ekip ile huzurlu ve uyumlu bir çalışma ortamına sahip olma gerekliliği de sürekli hatırda tutulmalıdır.
Sonuç olarak, günün sonunda karar verme süreçlerini doğru ve sağlıklı yöneten işletmeler ve bireyler, sahip oldukları kaynakları optimum şekilde kullanmış olacaklar ve yenilikçi ve girişimci karakterleri ile de farkındalık oluşturacaklardır.
Son söz;
“Arayanlar her zaman bulamazlar ancak bulanlar sürekli arayanlardır.”
“Karar vermede başarı için bilgi, tecrübe ve cesaret gerekir.”
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hayri Avcı
Karar verme süreci
İş hayatında karar verme, genellikle rutin işleyişi etkileyecek olumsuz gelişmelerin önlenmesi veya düzeltilmesi amacı ile veya karlılığı artıracak yenilikçi yaklaşımların uygulanabilirliği hususlarında çözüm üretebilme eylemi olarak ifade edilebilir. Karar verme sürecinin başarısı için ağırlıklı olarak doğru veriye, bilgiye dayalı çok yönlü düşünebilme becerisine ve tecrübeye ihtiyaç vardır. Bu bağlamda karar vericiler, kararları onaylayan ve süreci yönlendiren kişi olmaları nedeniyle işletmeler için kilit görev üstlenirler.
İşletmeler, en basitinden en karmaşığına kadar birçok sorunu veya yenilikçi yaklaşım içeren Ar-Ge ve inovativ faaliyetlerle ilgili karar verme sürecini başlatabilirler. Sistem tasarımcıları tarafından, karar verilecek hedefin iyi tanımlanması ile makul bir süre sonra elde edilecek kazanımların belirlenmesinin, çalışan motivasyonunu artıracağı ifade edilmektedir. Karar verme sürecini başlatan yöneticiler, ağırlıklı olarak sahadan toplanan verilerin analizi başta olmak üzere etkileşim içerisindeki tüm bileşenleri dikkate alarak hazırlanan çok sayıdaki seçenekten en uygun olanını seçerler.
İşletmeler açısından, sürdürülebilir bir gelişme ve sürdürülebilir bir büyüme için karar verme süreçlerini başlatma zamanının belirlenmesi ile kararla ilgili risk analizlerinin yapılması hayati derecede önemlidir. Küresel anlamda değerlendirildiğinde, veri esasına dayalı olarak büyük resmi okuyamayan işletmelerin karar verme süreçlerini yönetmede zorlandıkları ve darboğaza girdikleri de görülmektedir. Özellikle zamanında verilemeyen ya da gecikmeli olarak verilen kararlar ile yanlış veya hatalı kararlar neticesinde ticari hayatına devam edemeyen çok sayıda işletme örneğine rastlanıldığı gerçeği de göz ardı edilmemelidir.
Karar verme süreçlerinin işletmelere sağlayacağı katma değerin artırılmasında, kararlılık, doğru zamanın belirlenmesi, sonuçlandırma hızı ile kritiklik seviyesi gibi faktörlerin etkisi çok açıktır. Bir başka açıdan değerlendirildiğinde, verilecek her kararın işletmeye olacak maliyeti ile elde edilecek kazanımların kıyaslanması sonucunda oluşacak verilerin, karar vericiler için çok anlamlı ve cesaretlendirici olacağı söylenebilir.
İş hayatında devam eden bir işleyişte ortaya çıkan veriler, düzeltici ve önleyici faaliyetler için yeni fırsatlar sunarken, aynı zamanda Ar-Ge ve inovasyon temelli faaliyetler için de yol gösterici olacaktır. Bu nedenle işletme faaliyetleri sonucu oluşan verilerin uygun yöntemler kullanılarak analiz edilmesi, verilecek kararın başarısını doğrudan etkileyeceği gibi rekabette de büyük avantaj sağlayacaktır.
Ürün veya hizmet üreten işletmelerin her seviyedeki yöneticisi günlük veya dönemsel periyotlarda, çalışma hayatını etkileyecek şekilde ve çok sayıda karar verdikleri gözlemlenebilir. Yöneticiler, verdikleri kararlarla işletmenin geleceğini şekillendirebildikleri gibi bazen de kronik hale gelmiş ve çözüm bekleyen sorunların da üstesinden gelmek zorunda kalabiliyorlar. Bu durumun karar verici yöneticiler için her zaman bir risk oluşturacağını söylemek de yanlış olmayacaktır. Bu bağlamda değişik sektörlerdeki uygulamalar göstermiştir ki, karar verme süreçleri, sonuçları itibarı ile karar vericilerin gelecek kariyerlerini de etkileyebilmektedir.
Karar verme süreçlerinin öznesi karar verme sorumluluğu bulunan yöneticilerdir, bu nedenle karar vericilerin öncelikle gerekli eğitim alt yapısına ve yeterli bilgi birikimine sahip olmaları gerekliliği çok nettir. Aynı zamanda karar vericilerin yönetme sorumluluğu aldıkları işletmelerin imkan ve kabiliyetleri ile iş yapma kapasiteleri gibi konularda yeterli bilgiye sahip olması da, verilecek kararların başarı şansını artıracaktır.
İşletmeler ISO 9001 standardındaki “Karar Verme İçin Gerçekçi Yaklaşım ilkesi” gereğince kararlarını objektif verilere ve analizlere dayandırması gerekir. Bu amacın gerçekleşmesi için de, karar alma süreçlerinde kesin, güvenilir ve doğrulanabilir bilgilerin kullanılması önerilir.
İşletmelerde uygulanacak karar verme süreçlerinin başarı ile sonuçlanması için, PUKÖ döngüsü olarak da anılan planla, uygula, kontrol et ve önlem al prensiplerinin disiplin altında uygulanmasının altı özellikle çizilmektedir.
Ürün veya hizmet üreten kuruluşlar açısından, karar verilecek hedefin doğru belirlenmesi, veri toplama ile analizinin yapılması, yeterli bilgiye sahip olunması, objektif yaklaşım içeren kanıtların tespiti, potansiyel risk ve fırsatların belirlenmesi ile verilen kararların doğrulanması amacıyla yürütülecek çalışmalar için sistematik bir yaklaşımın belirlenmesi çok faydalı olacaktır. Ayrıca kararların, somut verilere dayalı olarak alınması, hatalı karar riskini azaltacak ve organizasyonun performansında belirgin bir iyileşme sağlayacaktır.
Yönetim guruları, sayısal düşünme yeteneği gelişmiş, vizyon sahibi, ekibini motive etmeyi ve ortak hedeflere yönlendirmeyi başarabilen, güvenilir ve hakkaniyetli, şeffaflık ve iyi niyet gibi temel değerlere sahip yöneticiler tarafından yönetilen işletmelerin zamanında ve doğru karar verme hususunda rakiplerinin birkaç adım önünde olacaklarının altını özellikle çizmektedirler.
Aynı zamanda, verilen kararların isabetli ve başarılı olması için, konusunda uzman ve kalifiye bir ekip ile huzurlu ve uyumlu bir çalışma ortamına sahip olma gerekliliği de sürekli hatırda tutulmalıdır.
Sonuç olarak, günün sonunda karar verme süreçlerini doğru ve sağlıklı yöneten işletmeler ve bireyler, sahip oldukları kaynakları optimum şekilde kullanmış olacaklar ve yenilikçi ve girişimci karakterleri ile de farkındalık oluşturacaklardır.
Son söz;