Bilindiği gibi ürün ve hizmet üreten her işletmenin rekabetçi bir ortamda ve odağında insan olan güçlü bir yönetim sistemine sahip olması beklenir. Aynı zamanda, gelişen teknolojik yenilikler, müşteri algısındaki değişimin ölçülmesi ile rakiplere karşı hızlı tepki vermesini sağlayacak şekilde sistemin güncelliğinin sağlanması da gerekir.
Sistem içerisinde görev yapan personelden, sistemden alacağı güçle yenilikçi stratejik bakış açısı kazanımı ile birlikte işletmeninin karlılığını da sürekli artırmalarını sağlayacak yaklaşım içinde olmaları istenir. Bu nedenle işletmelerin istihdam politikalarını belirlerken, istihdam edilecek kişilerin sisteme yani işletmeye yük olacak şekilde değil, işletmeye güç katacak şekilde olması için uygun işe alma kriterlerine belirleyerek buna göre hareket etmeleri önerilmektedir.
Farklı bir bakış açısı ile değerlendirirsek işletmelerin gelişmesinde insan faktörünün katkısı ve sağlayacağı faydanın yanında kurgulanmış sisteminde bu gelişmeye olumlu tepki verecek bir yapıda olması gerekir. Global olarak bakıldığında ise, bu yaklaşımın gelişmiş ve markalaşmış tüm kurum ve kuruluşlarda olduğu gibi sistemin ve yöneticilerin birbirini tamamlamaları ile daha anlamlı hale gelmektedir.
Ürün ve hizmet üreten her işletmenin personel ihtiyaçlarını karşılamada tercih ettikleri öncelikli kriterin “tecrübe” olduğu ağırlıklı olarak kabul edilen bir yaklaşımdır. Tecrübenin iş hayatındaki önemi ve değerinin tartışılması mümkün değildir. Aynı zamanda tecrübeli bir personel beraberinde birçok olumlu şeyi de hazır olarak getireceği de göz ardı edilemez.
İşletmelerin genellikle tecrübeli personeli tercih etme nedenlerini; Çalışma koşullarına aşina olması ile işe hızlı adaptasyon sağlayacak olması, daha önceden yapmış olduğu işle ilgili hızlı ve geçici çözüm üretebilme pratiğinin gelişmiş olacağı öngörülebilmektedir. Aynı zamanda çalışanın yaptığı işle ilgili karşılaştığı veya yaşadığı her şeyden iyi ve kötü ders çıkarmış olma ihtimalinin yüksek olması, böylece hata yapma riskinin azalması, geçmiş tecrübelerin hızlı bir şekilde uygulamaya konulması ile zaman kazanımı olarak özetlemek mümkündür
Genel anlamda, yukarıda özetlenen açıklamaların bilgi temelinde değerlendirilmesi yapıldığında farklı bir algı ile karşılaşıldığı görülmektedir. Başka bir anlatım şekli ile işletmelerin, personel ihtiyaçlarını karşılamada kullandıkları tecrübe kriteri ile gerekli eğitim sürecini tamamlamış, hata yapma riski minumum seviyede olan ve işinde uzmanlaşmış personel beklentisi olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, uzman olmak için tecrübenin bulunması gerek şart olarak gerekli olabilir ancak yeterli olduğu da söylenemez. Başka bir anlatım şekli ile Uzman, kendi sahasında teorik ve pratik bilgi ve beceriye sahip olan kişidir. Uzmanlık, tecrübeden daha fazla iş odaklı ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Aynı zamanda, Uzmanlık yaşanmış başarı hikayeleri ile birlikte iş becerileri ile bilgi temelli yetkinlik ve bilgi güncelleştirme amaçlı katıldığı eğitim ve kurslar gibi farkındalıkları da gerektirir.
Ancak buradaki asıl yanılgı yani tecrübe ile uzmanlık arasında önemli bir farkın göz ardı edildiğinin gözlemlenmesidir. Daha açık bir ifade ile, bir personelin uzun süre profesyonel anlamda tecrübeye sahip olmasının onu uzman yaptığı öngörülebilir, ancak bu durumun her sektör ve iş her kolu için geçerli olduğunu söylemek de yanıltıcı olacaktır.
Özellikle işletmeler tarafından aranan personelde gerekli eğitim alt yapısına, karar verme ile bilgi ve beceriye sahip olması tercih nedenidir. Ancak bu özelliklerin tecrübeli olarak kabul edilecek her personelde de bulunacağını var saymak ise yanıltıcı olabilecektir. Bu nedenle istihdam edilecek her personelin işe başlamadan önce eğitim sürecinden geçmesi belirsizlikleri ortadan kaldıracağı gibi iş süreçlerindeki verimliliği de artıracaktır.
Sonuç olarak, tecrübe göz ardı edilemez ancak tek başına uzmanlığın garantisi olarak kabul etmekte yanıltıcı olabilecektir.
Son söz;
“İyi bir yönetici, sıradan insanları sıra dışı işler yapar hale getirir.” Peter Drucker
Not: Konu ile ilgili uygulama ve yaşanmış vaka analizlerine gelecek yazıda devam edeceğiz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hayri Avcı
Tecrübe ve uzmanlık ilişkisi
Bilindiği gibi ürün ve hizmet üreten her işletmenin rekabetçi bir ortamda ve odağında insan olan güçlü bir yönetim sistemine sahip olması beklenir. Aynı zamanda, gelişen teknolojik yenilikler, müşteri algısındaki değişimin ölçülmesi ile rakiplere karşı hızlı tepki vermesini sağlayacak şekilde sistemin güncelliğinin sağlanması da gerekir.
Sistem içerisinde görev yapan personelden, sistemden alacağı güçle yenilikçi stratejik bakış açısı kazanımı ile birlikte işletmeninin karlılığını da sürekli artırmalarını sağlayacak yaklaşım içinde olmaları istenir. Bu nedenle işletmelerin istihdam politikalarını belirlerken, istihdam edilecek kişilerin sisteme yani işletmeye yük olacak şekilde değil, işletmeye güç katacak şekilde olması için uygun işe alma kriterlerine belirleyerek buna göre hareket etmeleri önerilmektedir.
Farklı bir bakış açısı ile değerlendirirsek işletmelerin gelişmesinde insan faktörünün katkısı ve sağlayacağı faydanın yanında kurgulanmış sisteminde bu gelişmeye olumlu tepki verecek bir yapıda olması gerekir. Global olarak bakıldığında ise, bu yaklaşımın gelişmiş ve markalaşmış tüm kurum ve kuruluşlarda olduğu gibi sistemin ve yöneticilerin birbirini tamamlamaları ile daha anlamlı hale gelmektedir.
Ürün ve hizmet üreten her işletmenin personel ihtiyaçlarını karşılamada tercih ettikleri öncelikli kriterin “tecrübe” olduğu ağırlıklı olarak kabul edilen bir yaklaşımdır. Tecrübenin iş hayatındaki önemi ve değerinin tartışılması mümkün değildir. Aynı zamanda tecrübeli bir personel beraberinde birçok olumlu şeyi de hazır olarak getireceği de göz ardı edilemez.
İşletmelerin genellikle tecrübeli personeli tercih etme nedenlerini; Çalışma koşullarına aşina olması ile işe hızlı adaptasyon sağlayacak olması, daha önceden yapmış olduğu işle ilgili hızlı ve geçici çözüm üretebilme pratiğinin gelişmiş olacağı öngörülebilmektedir. Aynı zamanda çalışanın yaptığı işle ilgili karşılaştığı veya yaşadığı her şeyden iyi ve kötü ders çıkarmış olma ihtimalinin yüksek olması, böylece hata yapma riskinin azalması, geçmiş tecrübelerin hızlı bir şekilde uygulamaya konulması ile zaman kazanımı olarak özetlemek mümkündür
Genel anlamda, yukarıda özetlenen açıklamaların bilgi temelinde değerlendirilmesi yapıldığında farklı bir algı ile karşılaşıldığı görülmektedir. Başka bir anlatım şekli ile işletmelerin, personel ihtiyaçlarını karşılamada kullandıkları tecrübe kriteri ile gerekli eğitim sürecini tamamlamış, hata yapma riski minumum seviyede olan ve işinde uzmanlaşmış personel beklentisi olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, uzman olmak için tecrübenin bulunması gerek şart olarak gerekli olabilir ancak yeterli olduğu da söylenemez. Başka bir anlatım şekli ile Uzman, kendi sahasında teorik ve pratik bilgi ve beceriye sahip olan kişidir. Uzmanlık, tecrübeden daha fazla iş odaklı ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Aynı zamanda, Uzmanlık yaşanmış başarı hikayeleri ile birlikte iş becerileri ile bilgi temelli yetkinlik ve bilgi güncelleştirme amaçlı katıldığı eğitim ve kurslar gibi farkındalıkları da gerektirir.
Ancak buradaki asıl yanılgı yani tecrübe ile uzmanlık arasında önemli bir farkın göz ardı edildiğinin gözlemlenmesidir. Daha açık bir ifade ile, bir personelin uzun süre profesyonel anlamda tecrübeye sahip olmasının onu uzman yaptığı öngörülebilir, ancak bu durumun her sektör ve iş her kolu için geçerli olduğunu söylemek de yanıltıcı olacaktır.
Özellikle işletmeler tarafından aranan personelde gerekli eğitim alt yapısına, karar verme ile bilgi ve beceriye sahip olması tercih nedenidir. Ancak bu özelliklerin tecrübeli olarak kabul edilecek her personelde de bulunacağını var saymak ise yanıltıcı olabilecektir. Bu nedenle istihdam edilecek her personelin işe başlamadan önce eğitim sürecinden geçmesi belirsizlikleri ortadan kaldıracağı gibi iş süreçlerindeki verimliliği de artıracaktır.
Sonuç olarak, tecrübe göz ardı edilemez ancak tek başına uzmanlığın garantisi olarak kabul etmekte yanıltıcı olabilecektir.
Son söz;
Not: Konu ile ilgili uygulama ve yaşanmış vaka analizlerine gelecek yazıda devam edeceğiz.