Hava Durumu

Çalışan kazanır

Yazının Giriş Tarihi: 10.08.2021 11:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.09.2023 13:00

Çalışan insan mutlaka kazanır. Ne istiyorsa onu kazanır. Belki biraz zorlanır ama çalışıp çabalayan insanlar her zaman utkuya ulaşmıştır. Kim ki yan gelip yatıyorsa miskinlikten yok olur gider. Bugün belki çok paranız vardır sizi ve ailenizi uzun yıllar geçindirir. Ama geçinmek sadece para ile olmaz. Çalışıp üretmeden zamanımızı verimli tüketmeden akşam huzurlu uykuya yatabilir miyiz? Hayır. Geceler ki çalışıp yorulan bedenin dinlenme zamanıdır. Yorulmayan beden uykuyu hak etmemiştir, hak edilmeyen uyku yavan olur, yavan uykudan sonra uyanan bedende miskin olur. Bu döngüye yakalandı mı insan kurtulması da zor olur. Bu döngüyü yakalananlar isterlerse kurtulabilirler. Elbette her miskinlikten, her aymazlıktan kurtulmanın yolları vardır.

Öncelikle kendimizi inanmalıyız içinde bulunduğumuz miskinlikten, aymazlıktan kurtulacağımıza. Sonrası gelir. İnanılmadan yapılan hiçbir işin sonunda mutluluk, başarı, kazanım olmaz. İnanacağız, çalışacağız ve başaracağız.

“Vakti zamanında pek çalışkan bir adam varmış. Ama çalışarak kazandığı para karnını doğru dürüst doyurmaya bile yetmezmiş. İşi evden eve odun taşımak, ev hanımlarına yakacak satmakmış. Gene bir gün dağda çalışıyorken garip sesler gelmiş kulağına. Aldırmayıp, kente satmak için indireceği odunları kesip yığmayı sürdürmüş. Kendini işine kaptırmış çalışırken fil çığlığına benzer bir ses işitmiş yeniden. Çok korkmuş ama korkusunu bastırıp, ne olduğunu anlamak için yürümüş dosdoğru sesin geldiği yana. Bir de bakmış ki, güzeller güzeli bir kız, dolanmış dallara, çalılara, çıkamıyor. Hemen koşmuş, dalları kesip kızı kurtarmış. ‘Kimsin, adın ne?’ diye sormuş oduncu. ‘Önce sen söyle bana adını’ demiş kız.
Şaşkınlığa düşen oduncu kekeleyerek adını söyleyince, ‘Bak’ demiş kız, ‘Sen beni tanımazsın. Ama ben seni tanırım. Ben senin talihinim. İşte o dalları kestiğin yerde hak ettiğin paralar duruyor, al onları.’ Oduncu şaşkınlık içinde; ‘Para mı, ne parası’ demiş, bu kez kız dile gelmiş; ‘Elbette sen bunca yıl çalıştın, çok paran oldu. Hiç korkma, al onu. Bu paranın hepsi senindir. Ne istersen yapabilirsin bu paralrla.’
Başka soru soramadan almış adamcağız paraları. Tüm olanları bir düş sanıyormuş. Yarı şaşkın yarı sevinçli evine dönmüş. Evde eşi de inanmamış anlattıklarına. Hayatlar birden farklılaşmış, mutlu olmuşlar. Herkes görüyormuş yaşamlarının değiştiğini. Başlamışlar bu parayı nereden buldunuz diye zavallıları sorgulamaya. Merak ediyorlarmış nasıl elde ettiklerini, böyle evi yeniden döşeyecek, yeni mobilyalar, giysiler alacak zenginliği. Adam sorulara cevap verirken yalnızca diyormuş ki, ‘Dağda talihimle konuştum.’
Köyün en tembeli olan bir adam bunu duyunca acele koşup dağa çıkmış talihini çağırmaya. Dağın içinden bir kocakarı çıkmış karşısına, yüzü bumburuşuk, üstü başı hırpani, perişan. Tembel adam korkarak, ‘Böyle çirkin ve korkunç olan sen benim talihim misin?’ hırpani, çirkin koca karı;
‘Ya nasıl olmalıydım sence? Hiç çalışmadan talih istiyorsun. Önce çaba göster, sonra görelim ne ola…’ demiş. Bunun üzerine tembel adam miskin miskin köyünün yolunu tutmuş.”(*)

Talih hep çalışana, mücadele edene, başarıya inanana güler. Çalışmadan yatanlara da her zaman kör talih güler ki sonunda hüsran, gözyaşı, karamsarlık vardır. Dünyada insanlar farklı farklı işlerde çalışmaktadırlar. Akıtılan alın terinin her damlası kutsaldır bir anlamı, amacı vardır. Sanmayın ki çalışanın alın teri boşuna gitmektedir. En büyük kazanımda bedendeki zararlı toksinlerin atılması şeklinde bizlere dönmektedir bunun kimseler farkında değildir. Sonrası ise zaten başlı başına bir başarı öyküsüdür. Çalışan, alın teri döken, hak edene talih mutlaka gülümseyecektir. Nerede ne zaman onu kimseler bilmez. Bilemez.
(*) Meksika masalı

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.