Hava Durumu

Celâl Görgeç ve Manavgat

Yazının Giriş Tarihi: 03.02.2024 16:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.02.2024 17:09

İnsan toplulukları çok çeşitli ırka ayrılmıştır. Irklar içinde bile farklı uluslar bulunabilir. İşte insan topluluklarını bir ideal uğrunda birleştiren olgulara biz kader birliği diyoruz. Ulusların, ulus olması için birçok etmen vardır. Bunların başında dil ve tarih birliği gelmektedir. Bugün dünyanın en yaygın dillerinden birisi İngilizce ile İspanyolcadır. Ama İngilizce konuşan ulusların tamamı İngiliz ırkına mensup değildir. Bu bağlamda belki tek istisna Türkçedir. Çünkü Türkçe konuşan bütün topluluklar Türk’tür. Başka uluslar altında olsalar da onların hepsi Türk uluslarıdır.

Çinlilerin büyük filozoflarından “Konfüçyüs’e, “Bir ülkeyi idare etmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu?” diye sormuşlar. O da: “İşe önce dili düzeltmekle başlardım. Çünkü dil bozulursa kelimeler düşünceleri iyi anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa, adalet yoldan sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir” demiştir. Yüzyıllar öncesinden dil konusunu bu kadar iyi açıklayan büyük dehanın sözlerini ciddiye almamışız ki dilimiz günden günü kirlenmiş. Oysa dil bir ulusun en önemli ortak değeridir. Osmanlı imparatorluğundan sonra Cumhuriyetin ilk kurumlarından olan Türk Dil Kurumu dilimiz üzerine bilimsel çalışmalara başlamıştır. Büyük Atatürk Türk dili ile tarihine her şeyden fazla önem vermiştir.

Ulusal dili oluşturan yerel dil çalışmaları ulusların dil varsıllığını belgeler. Yurdumuzda ne kadar yerel dil çalışması olursa dilimiz o kadar değerlenecektir. Gönül ister her ilçenin dil çalışmaları olsun. Dil çalışmaları genellikle ilgili yurttaşlar tarafından amatörce yapılmaktadır. İlçemizin şansı bu konulara ağırlık veren bir akademisyenimizin olmasıdır. Celâl Görgeç, dil eğitiminin üzerine yüksek lisansını yaparak Manavgat kültürüne kendisini adamıştır. Türk dilinin Manavgat yöresinin bayraktarlığını yapmaktadır. Ulusal ve uluslararası sempozyumlarda Türk dili özelinde Manavgat ağzı, Yörük ağzı gibi konularda sunumlar yaparak Türk dil çalışmalarına bilimsel katkılar yapmaktadır. Hazırlamış olduğu ‘Açıklamalı Manavgat Ağzı Sözlüğü’ başlı başına bir doktora tezi kapsamındadır.

Dünyadaki bütün dillerin sözlükleri vardır. Her sözlüğünde farklı hazırlanış teknikleri vardır. Bilimsel bir sözlüğün hazırlanması için bir danışma kurulu bir bilim kurulu ve bir hakem kurulu olmalı ki hazırlanan çalışma bilimsel mi? Akademik mi? gibi soruların yanıtları verilebilsin.

Celâl Görgeç Hocam, hazırlamış olduğu ‘Açıklamalı Manavgat Ağzı Sözlüğü’ Manavgat edebiyatının en önemli başvuru kaynağı olarak öncelikle halkımıza sonrasında öğrencilere, yazarlara ve araştırmacılara hizmet etmektedir. Türk dilinde olan ama alfabemizde yazamadığımız seslerin yazılması için bilimsel literatürde olan ama alfabemizde olmayan harfleri de çalışmasına koyan hocam, bu alandaki açığı da kapatmıştır. Dilimiz uzun yıllar Arapça, Farsça etkisinde kaldığı için ister istemez dilimizde bu dillerden sözcükler almıştır. Ama bu sözcükler zaman içinde evrilerek farklı bir söylemle dil ailemize katılmıştır. Yalnız bu konuşma ağızının yazı diline geçirilmesi çok zordur. Çünkü her halk ağzı yazı dilene geçirilemez çünkü alfabemizde bu söylemlere karşılayacak harfler yoktur. Aslında bunu biz öyle biliyorduk ama değilmiş Görgeç Hocamın, çalışmasında uzun ‘a’, uzun ‘e’, kapalı ‘e’, uzun ‘ı’, uzun ‘i’, uzun ‘o’, uzun ‘ö’, uzun ‘u’, uzun ‘ü’, damak ‘n’si gibi, seslerin nasıl yazılacağı çok güzel anlatılmış ve bu sesler birkaç örnekle bizlere verilmiştir.

‘Açıklamalı Manavgat Ağzı Sözlüğü’, her Manavgatlı akademisyenin bilim insanının hatta her Manavgatlının elinde olması gereken bir çalışmadır. Bilimsel sözlük çalışmalarının hiçbirisi tamamlanmamıştır. Çünkü dil yaşayan bir olgudur. Hâl böyle olunca doğan yeni sözcükler olduğu gibi yok olan sözcükler de olacaktır. Dil bilimcilerin en büyük sorumluluğu yok olmaya yüz tutmuş sözcükleri bulup ait olduğu dil ailesine katmaktır. Bu bağlamdan bakınca ‘Açıklamalı Manavgat Ağzı Sözlüğü’ içerisine girmeyen kıyıda köşede kalmış sözcükleri bizler biliyorsak bu sözlüğe girmesi için dil bilimcilerle buluşturacağız ki bir sonraki basımlarında bu sözcükler de ait olduğu yerde bulunsunlar. Yazar ya da dil bilimci Celâl Hocam, bütün sözcüklere ulaşamayabilir. Ulaşamamıştır da. Bizlerin görevi bu sözcükleri tez zamanda Celâl Hocamıza ulaştırmaktır. Bu çalışma bütün Manavgatlıların ortak çalışması olacaktır. Celal Hocam sadece bu çalışmada bizlere ışık tutacak, derlediğimiz sözcükleri bilimsel olarak inceleyecek ve ulusal dil ailemize kazandıracaktır. Unutmayalım ki dil milli bir olgudur ve bizler Türk Milletini oluşturmaktayız. Bugün Manavgat’ta unutulmaya yüz tutmuş bir sözcük, gelecekte bir ulusun dünya tarihinde yer almasına neden olabilir. Onun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir. Büyük Atatürk bu konuda çok güzel söylemiş. “Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır” diyerek, dilin bir ulus için ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.

Dil varsa ulus vardır. Tarih varsa millet vardır. Teşekkürler Celâl Hocam.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.