Hava Durumu

Yapay zeki

Yazının Giriş Tarihi: 25.12.2024 14:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.12.2024 14:36

TDK 2024 yılının kelimesini belirlemiş, geçen haftaki yazımda sorgulamıştım ve önerimin "Algoritma" olduğunu ifade etmiştim, 1. kalabalık yalnızlık, 2. merhamet, 3. yabancılaşma, 4.algoritma, 5.yozlaşma, 6.yapay zeka ve 7.dijital yorgunluk sözcükleri halk oylaması sonucunda en çok oyu alan "Kalabalık Yalnızlık" seçilmiş, bakalım 2025 yılını tahmin edebilecek miyim.

YAPAY ZEKÂ, DİJİTAL DÖNÜŞÜM, 21. YÜZYIL TEMEL BECERİLERİ VE İNSAN

2000'li yıllardan itibaren bilişim ve iletişim alanında görülen beklenmedik hızla gelişen teknoloji aradan geçen sürede biçim değiştirerek gelişimini devam ettirmekte. Teknolojinin yegâne sembolü haline gelen bilgisayarlar öncelikle büyük ve sabit mekanlardan, masaların üzerine, çantalara, diz ve el üzerlerine ve şimdide ceplere kadar her an her yerde erişilebilir mobil şekilde girdi.
Öngörü şu dur ki insan beyni üzerine (Gezegenin en zengin insanı Elon Musk'tan kendisi için de insanlık için de büyük bir adım diye bahsedilen kurucusu olduğu nöroteknoloji şirketi olan Neuralink, ilk kez bir insana beyin çipi yerleştirdi.


"Telepati" adı verilen çip, uzuvlarını kullanma yeteneğini kaybetmiş insanlara umut olacak. Musk, "Stephen Hawking'in hızlı bir katip olduğunu hayal edin, bu çalışmaların hedef bu" dedi, yani insanlığın yüksek yararına) alanda yoğun bir ilgi ile yapılan araştırmalar -çoğu gizli ve gizemli- devam etmektedir. İnsanın kontrol merkezi beyin üzerinden hareketle insanın sanayi devriminden bu yana geliştirdiği özelliklere sahip makinaların birtakım özelliklerini yine insan biyolojisine adapte etme gayretinde olduğunu hepimiz ilgi ile izliyoruz. Otonom hareket eden robotlar, araçlar; konuşan robotlar; yaşamımıza giren akıllı (smart) diye aslında sosyal bir fantezi halini bile aldı bu sosyal inovasyon. Gelinen noktada yapay zeka yapan zeka olarak; bütün dünya daki her türlü teknolojik izi, büyük veriye toplayabilen ve yorumlayabilen yapay zeka araçları, dijital teknolojiler, simülasyonlar ve daha bir çok aslında gerçeklerden ilham alınmış ama hayal edilen gelecekle eşleştirilmeye uyumlanmaya yorumlanmaya çalışılan bir çok argüman ortaya konulmakta.


Nobel 2024 Ekonomi Ödüllü bilim insanı Daron Acemoğlu dahil bu alanda gerek nörobiyolojik araştırmalar gerekse psiko-sosyo-ekonomik araştırmalar yürüten bilim insanları bu sürece insanın gelecekte nasıl bir pozisyon alması gerektiğine dair yordamalar yaparak katkı sunmaya öngörü oluşturmaya çalışmaktadırlar. Gerçi insanın yanı sıra büyük şirketlerinde alabilecekleri pozisyonlar bu vizyonda daha özel ve motive edici faktörler içermekte, örneğin yüksek tüketim oranı ve parasal kazanç.
Peki sürekli farklı türden uyarıcı niteliğindeki içeriklerle sosyal medyada karşımıza çıkan bu dijidal dönüşüm ve yapay zeka ürünleri karşısında neyi nasıl yapacağımıza, tasarlayacağımıza, yaşayacağımıza hatta gelecek hakkında ne tür hayallerimizin olacağına nasıl karar verebileceğiz. Kısacası artık nasıl düşünmeliyiz? neleri dikkate alarak daha doğrusu öncelik vererek kendimizi yarınlara hazırlamalıyız? Bir noktada kendimizi geçtik çocuklarımızı geleceğe hangi bilgi, beceri ve düşüncelerle hazırlamalıyız. Zihnimizi yoran veya kafamızda olup ta sözcüklerle ifade edemeyeceğimiz stres kaynaklı bir kaygı psikolojisi yükü ile hayat yolculuğumuza endişe ile devam ediyoruz.
Psiko-sosyal açıdan bu süreci bilen birçok eğitim bilimciler gelecek yönelimli teorik yaklaşımlar sunmaktadır. Başlıca olanı ilk çeyreğini tamamlayacağımız 21. Yüzyılın temel becerilerinin neler olacağına dair bir çalışma. Detaya girmeden "wikipedia" yada herhangi bir kullandığınız yapay zeka aracına bu becerilerin neler olduğunu sorarsanız karşınıza aşağıdaki tasnifi görseli ile birlikte getirecektir;


Görüldüğü gibi bu beceriler üç ana gruba ayrılmıştır:

  • Öğrenme ve yenilik becerileri: eleştirel düşünme ve problem çözme, iletişim ve iş birliği, yaratıcılık ve inovasyon
  • Dijital okuryazarlık becerileri: bilgi okuryazarlığı, medya okuryazarlığı, Bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) okuryazarlığı
  • Kariyer ve hayat becerileri: esneklik ve uyum, girişimcilik and self-direction, sosyal ve kültürlerarası ilişki, üretkenlik ve sorumluluk

Bu becerilerin birçoğu Progressivizm akımıyla ilişkilidir. Progresivizm akımı ise; İlerlemecilik, ilericilik ya da progressivizm her alanda ileri düzeyde önlemler uygulayarak insanların mevcut durumlarını iyileştirmeyi ve toplumun statüsünü yükseltmeyi amaçlayan, bu doğrultuda toplumsal reformu destekleyen politik felsefedir.
Varsayım odur ki felsefi akıma dayalı üç temel alan becerilerini kazanabilir isek 21. Yüzyılın kalan 3 çeyreğinde hayata ve gelişmelere daha iyi uyum sağlayabiliriz. Kulağa hoş geliyor diyebiliriz.
Buradan hareketle, Öğrenme ve yenilik becerilerinden eleştirel düşünme ve problem çözme becerisi üzerinde duralım;

Güncel hatalı varsayımlarımız
1. Gelecekteki çocuklar geçmişten tanıdığımız şimdilerde bildiğimiz bizim gibi çocuklar mı olacak
2. Şimdilerde soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yaşam kaynağı güneş, toprak acaba aynı mı kalacak
3. Nüfus popülasyonu ve heterojenliği ulus devletlerin belirlediği sınırlar dahilinde mi kalacak
4. Şimdilerde bile etkisi altında hissettiğimiz küresel algoritma ürünleri (reklam, pazarlama, tercih, tüketim, sosyal paradigma vd.) hissettiğimiz veya anlamlandırdığımız şekilde kalacak mı
5. Yeni nesil (Jenerasyon-Z Kuşağı ) ile aynı dili konuşmakta kavramlara yüklenen anlamı paylaşmakta zorlanıyoruz, dolayısıyla antropolojik olarak dil, kültür, yaşam, estetik, anlayış ve kavrayış aynı mı kalacak
6. Bilim (Kuantım fiziğinden fotonlordan bahsederken) 2+2 = 4 mü kalacak?
7. İnsanın keşfetme arzusu kendini ne kadar aşacak nereye kadar gidecek (uzamsal, hacimsel, hayal olarak ) eğer dünyanın dışına taşacaksa bu dünyada ki gibi olmayacak herhalde
Gibi sizlerin de ekleyebileceği daha birçok sosyal-kültürel-ekonomik ve teknolojik durum analizi olması muhtemel, şu an 21. Yüzyıl becerileri üzerinde araştırmalar yaparken bile sabit değişken olarak gördüğümüz yukarıda sayılan hatalı eksik veya eskimiş varsayımlar üzerine inşa edilen birtakım beceriler bulunmaktadır,
Peki birde farklı açıdan bakalım, 2 bin yıl önce problem çözme becerisine sahip değil mi insan, eski yunan felsefecileri eleştirel düşünce sistemine sahip değil mi ki felsefe ve günümüz bilim gelişti, birbirleri ile dumanla iletişen insanoğlu şimdi görüntülü görüşebiliyor demek ki bu beceriye ve iletişim hazzına o zaman da sahip bu günde, ateş-tekerlek-makine-endüstri-bilgisayar-… sayamayacağımız kadar icat ortaya çıkmış demek ki insanda geçmişten bu güne değişmeyen sürekli gelişen büyüyen merak duygusu var ve bunu yine insanoğlunun yaşamını kolaylaştıracak şekilde gündemine uyarlayabiliyor,
Uzatmayalım 21. Yüzyıl temel becerilerine eleştirel bakış açısı getirmek niyetiyle demiyoruz ancak bakış açımızı insan-toplum referanslı ne kadar geniş tutabilirsek o kadar gelecekte o zamanın ruhuna uygun adaptasyon sağlamış bireyler yetiştirmekte isabetli hareket edebiliriz. Yapay zekadan öte insanın kendisinin bir yapan zekaya sahip olduğu ve her an bu zekayı kullanarak birçok problemi çözebileceği ve dış dünyaya uyum sağlayabileceğini söyleyebiliriz. Tabi ki bu eleştiri üzerine birtakım öneriler olmalı yani nasıl? Cevap vermeden önce diğer iki ana başlık altında yer verilen beceriler ile ilgili de bir şeyler söylemek lazım.
Dijital okur yazarlık becerisi altında yer alan alt beceri alanlarında kendimizi ve çocuklarımızı yetiştirmek hatta bu konularda şimdilerden ek kurslar dersler aldırmak yoluna gidiyoruz, peki bu beceri, dijital okuryazarlıktan sanal gerçekliğe farklı ve boyutta devam eden (metaverse) türü bir mecraya taşınırsa ne tür bir beceriye ihtiyaç duyulacak? Dijital oyunlarda hedefe ulaşıldığını düşünelim, oyunun diğer seviyesi üretilmemiş e peki ne olacak. Toplamda 121 bölüm çekilen ve 2010 da son bölümü yayınlanan gizemli Lost dizisi, veya 3 Cisim problemi gibi bir 8 bölümlük dizi yeni bölümü çekilmedi ve dizi üzerindeki motivasyon köreldi, peki bu dizi insanın hangi özelliğine hitap etmekteydi? Dışımızdaki dünya, başka evrenler ve fantastik karakter ve figürlere olan merak. Dijital okur yazarlık ifade olarak masum ancak dijital dünya gerçekte pek masum gibi değil… Sorgulanması ve eleştirel yaklaşılması gereken bir olgu ve beceri.
Yapay Zekâ için öğrenme, devasa veri setlerini analiz etmek ve oradan sonuçlar çıkarmak demek. İnsan beyni, bu muhteşem organ, sürekli değişen ve gelişen dünyamızda kendini yenileyip adapte olmaya devam ediyor. Veri merkezleri yapay zeka için 1 trilyon dolar para harcıyor ki henüz şirketler bu teknolojiyi nasıl kullanacaklarından emin değil ve benimseme oranları düşük gibi.


Belki şimdilik duyguda, öğrenme de yaratıcılık ta ve beyinsel diğer fonksiyonlarda insan kazanıyor görülebilir ama yukarı da bahsedildiği gibi insan beyninde kullanılmayan veriler zamanla unutuluyor veya yeni öğrenmelerle istenilen düzeyde ilişki kuramıyor ancak yapay zekâ bütün veriyi depoluyor, kullanıyor, dönüştürüyor ve istenilen biçimde servise hazır hale getiriyor.
Birleşmiş milletler ise 2025 yılını "kuantum bilim ve teknoloji yılı" olarak belirlemiş. 2025 yılı bilim ve teknoloji alanında yapay zekanın ve büyük veriye dayalı algoritmaların ortaya koyacağı performansı dört gözle bekliyor. Verinin niteliği ve içeriği konusunda biraz seçici olmanız dileğiyle…

Kaynaklar ve Görseller
https://www.ntv.com.tr/teknoloji/bilim-insanlari-acikladi-insan-beyni-mi-yapay-zeka-mi,1kQxqZc C8kW9VDGNLW3x_g

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.