Hava Durumu

Sahte cennetin kanlı kırallığı / Siyon’un kıyameti -1-

Yazının Giriş Tarihi: 04.10.2025 18:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.10.2025 18:31

(Tanah, 1. Samuel 15:3)

 “Şimdi git, Amalek'e saldır! Onlara ait her şeyi tümüyle yok et, hiçbir şeyi esirgeme! Kadın erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür!)”

 ( İsra-7)

“İyilik yaparsanız kendinize iyilik yapmış olursunu,; kötülük ederseniz yine kendinize kötülük etmiş olursunuz. Artık ikinci defaki bozgunculuk ve büyüklenmenizin cezalandırma vakti gelince, onurunuzu çiğnesinler, öncekilerin girdikleri gibi mescide girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi tamamen imha ederek mahvetsinler diye yine bir takım kulları başınıza musallat ederiz.”

GİRİŞ

7 Ekim 2023’ten bu yana, Gazze’de aralıksız süren katliam ve soykırım, İsrail’in çok sayıda ülkeye saldırmasıyla bölgesel bir boyut kazanmış durumda.

Çocuk ve kadınlar dahil yaklaşık altmış bin kişiyi katlettiği Gazze ve Batı Şeria’dan başka Lübnan, Suriye, İran ve Yemen’e düzenlediği saldırılarına son olarak Katar’ın başkenti Doha saldırısını ekleyen İsrail’in, savaşı tüm bölgeye yayma niyet ve çabasında olduğu açıkça görülüyor.

Doha saldırısı, bölgesel ve küresel düzeyde ciddi tepkilere yol açmanın yanı sıra, bölge devletlerinin İsrail’e karşı özellikle savunma ve güvenlik alanında yeni tedbirler almak ve işbirliği yapmak üzere bir araya gelmelerine yol açtı.

Peki İsrail’in etrafındaki düşman sayısını artırmak pahasına cepheyi genişletmesi ne anlama geliyor? 

Bu yazıda, İsrail bölgede ne yapmak istiyor, Doha saldırısının bölgesel ve küresel etkileri ne olur, İslam ülkeleri İsrail’e karşı birleşebilir mi, İslam NATO’su mümkün mü, Türkiye ve bölge ülkeleri İsrail’le savaşır mı sorularına cevap aranacaktır.

I-) İSRAİL’İN POLİTİKA ZEMİNİ

1948’de Filistin topraklarında ilan edilen İsrail Devleti, varoluş şartını iki temel unsura dayandırdı; Güvenlik ve Yayılmacılık. Bununla birlikte, İsrail’in politikalarını yönlendiren bir diğer önemli unsur da siyonist-teolojik arka plandır.

1-) Güvenlik ve Yayılmacılık

İsrail devleti kurulduğu günden bu yana, etrafındaki tüm halkları ve devletleri kendi güvenliğine bir tehdit olarak algılamış ve tehdidi fiile dönüşmeden, yerinde yok etme politikası izleyerek, tüm komşularına karşı saldırganlığı strateji haline getirmiştir.

Yine İsrail kuruluşundan bu yana, saldırgan ve yayılmacı politikasıyla, komşuları aleyhine sürekli sınırlarını genişletmiştir. Esasen bu yayılmacı politika, siyonizmin vaad edilmiş topraklar (arz-ı mevud) hayaline ulaşma çabasıdır.

Bu topraklara sahip olmanın kendilerine bahşedilmiş bir hak ve bunun için her türlü mücadelenin meşru ve kutsal olduğuna inanan Yahudiler, bugün üzerinde 10 ülke kurulmuş bu topraklarda büyük İsrail’i kurma hayalinin peşinde koşuyorlar. Bu hayal bugün, Filistin, Ürdün, Lübnan, Suriye, Irak ve Kuveyt topraklarının tamamının, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve İran topraklarının bir kısmının İsrail toprağı olması manasına geliyor. 

Öte yandan, İsrail tüm bu kanlı yayılmacı eylemlerinde başta Amerika olmak üzere Batılı yandaşlarından destek ve himaye görüyor. Kuruluşundan bu yana, Amerika ve Batıdan en kuvvetli desteği bulan İsrail, dört bir yana saldırarak, vahşi yayılmacılığında elini çabuk tutmaya çalışıyor.  

2-) Siyonist-Teolojik Arka Plan

Siyonist Yahudilikte gerek yaşamsal, gerekse zihinsel plan, tamamen din eksenli (teokratik)’dir. Muharref Tevrat’taki akışa göre siyonizmin hedefleri; vaat edilmiş toprakların ele geçirilmesi, Mesih’in gelmesi için savaşlar çıkarılması, Mesih’in büyük savaşta inanmayanları (Yahudi olmayanları) öldürmesi ve dünyada tüm insanlığın üzerine Yahudileri hakim kılması, bu düzende bin yıllık dönemin yaşanması şeklindedir.

Siyonizm, Yahudiliğin dünya hakimiyetinin sağlanmasında Mesih’in dünyaya gelmesini en önemli şart sayar. Mesih, büyük bir devlet kuracak, Yahudileri dünya üzerindeki bütün toplumlara hakim kılacak ve Yahudiler tüm insanların efendisi olacaktır.

Siyonist ideoloji; Önce tüm düzenleri bozar, sonra dünyayı düzeltmesi için büyük savaşı çıkararak Mesih’i çağırır, Mesih dünyayı düzeltir, kötüleri öldürür, Yahudileri dünyaya hakim kılar ve onlara bin yıl (sonsuz) sürecek bir yeryüzü cenneti kurar.

Buna göre, Mesih’in gelmesi için dünyanın alt üst olması kurulu tüm düzenlerin yıkılması gerekir. İşte Siyonist İsrail, vaat edilmiş topraklara ulaşmak için savaş çıkardığı gibi, Mesih’in bir an evvel gelmesi için de savaşları dünyaya yaymanın peşindedir.

İsrail bir yandan fiili olarak sınırlarını genişleterek toprak kazanacak, diğer yandan savaşlar çıkararak Mesih’in gelmesini ve onun eliyle dünya hakimiyetine ve sonsuz bir dünya cennetine kavuşacak. Her iki durumda İsrail’in kazanacağına olan inançları, tüm bu saldırganlığın ve yayılmacılığın arkasındaki motivasyonu oluşturuyor.

Devam edecek

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.