Hava Durumu

Tarihten bugüne Filistin sorunu ve Siyonizm | 12

Yazının Giriş Tarihi: 06.02.2024 05:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.02.2024 05:08

1.6.4.2. / 2. Hedef: Siyon Merkezli Yahudi Devletinin Kurulması

İngiltere’nin Filistin’den çekildiği 14 Mayıs 1948 tarihinde siyonistler Yahudi İsrail Devletinin kuruluşunu ilan etti. Böylece, yaklaşık 2000 senedir yurtsuz ve devletsiz yaşayan Yahudiler, başkalarının toprakları üzerinde yurt edinip, devlet kuruyorlardı.

Böylece siyonizmle emperyalizmin işbirliği, Ortadoğu’da zehirli nifak tohumlarını ekiyor, yıllarca sürecek kan, gözyaşı ve zulme kapı aralıyordu.

1948’de İsrail Devletinin kurulmasıyla siyonizmin “Sion Merkezli Yahudi Devletinin Kurulması” hedefi de gerçekleşmiştir.

Yahudi devletinin kurulması, siyonist harekete kurumsallık ve eylemsel ivme kazandırdı. Devletin kurulmasından sonra Yahudi politikalarında başat güç haline gelen siyonizm, İsrail adına savunuculuk yapmakta, onun varlığına ve güvenliğine yönelik tehditleri yok etme faaliyetlerini sürdürmektedir.

1.6.4.3. / 3. Hedef: Vaadedilmiş Toprakların Ele Geçirilmesi

İsrailoğullarının muharref Tevrat’tan alıntıladıkları vaadedilmiş toprakların hak sahibi oldukları iddiası, siyonizmin temel dayanaklarındandır.

Buna göre Rab, Hz. İbrahim’le yaptığı ahitle, Nil’le Fırat arasındaki bereketli topraklara, O’nun zürriyetini mirasçı kılmıştır. Yahudiler, bu topraklara sahip olmanın Tanrı tarafından Yahudi ırkına bahşedilmiş bir hak olduğu, bunun için her türlü mücadelenin meşru ve kutsal olduğuna inanırlar.

Elbette bu iddia pek yönden muhaldir, Tevrat ve Kuran’da bildirilenle uyuşmaz.

Öncelikle Rabbin vaadi Hz. İbrâhim’e ve zürriyetine yapıldığına göre, İshak soyundan gelen Yahudiler kadar, İsmâil neslinden gelenlerin de o topraklarda hakkı vardır. Ancak Yahudiler kasıtlı şekilde, Hz. İsmâil’i devre dışı bırakarak vaadin, Hz. İshak ve onun zürriyetine ait olduğunu iddia ederler. (Tekvîn, 21/12). Bu, dini tahrif etmektir.

Ayrıca Rabbin vaadinin gerçekleşmesi, şartların yerine getirilmesine bağlanmıştır. Eğer İsrailoğulları ahdin şartlarına uymaz, Rabbin emirlerini yerine getirilmezse, girdikleri bu topraklardan koparılacaklardır. (Tesniye, 28/63).

Oysa, İsrâiloğulları tarihleri boyunca Rab Yahova ile yapılan ahde vefa göstermemiş, Allah’ın emirlerine karşı gelmiş, Allah’ın elçilerini öldürüp bozgunculuk yapmışlardır. İsrailoğullarının ahdi her seferinde bozdukları, Tevrat ve Kuran’da pek çok yerde anlatılmaktadır.

Kuran’a göre, yeryüzüne belli bir ırk ya da kavme mensup olanlar değil, salih kullar vâris kılınacaktır ve bu ilahi kanun, bütün mukaddes kitapların hükmüdür.

Görüldüğü üzere, siyonizmin vaadedilmiş topraklar üzerindeki hak iddiaları tamamıyla temelsiz ve tutarsızdır.

Öte yandan, Yahudi kutsal metinlerine göre vaadedilmiş toprakların; Filistin’de Kudüs’ü merkez aldığı, güneyde Mısır ve Suudi Arabistan’ın kuzey kısmını, doğuda Ürün ve Irak’ın tamamı ile İran’ın batı kısmını, kuzeyde, Suriye’nin tamamı ile Güneydoğu Anadolu’nun bir kısmını (20 il) içine aldığı, batıda ise Akdeniz’e kadar uzandığı bilinmektedir.

Yahudiler, bugün üzerinde 10 ülke kurulmuş bu topraklarda büyük İsrail’i kurma hayalini dillendirme cüreti gösterebiliyorlar.

Bu hayal bugün, Filistin, Ürdün, Lübnan, Suriye, Irak ve Kuveyt topraklarının tamamının, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve İran topraklarının bir kısmının İsrail toprağı olması manasına geliyor. Türkiye’den; Hatay, Adana, Niğde, Osmaniye, Kahraman Maraş, Gazi Antep, Kilis, Şanlı Urfa, Adıyaman, Malatya, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Batman, Bingöl, Muş, Bitlis, Siirt, Hakkari, Van olmak üzere tam 20 il bu topraklara dahil edilmek isteniyor.

Vaadedilmiş topraklarda büyük İsrail’in kurulması hayali, Ortadoğu’da Türkiye dahil 10 ülkenin sınırlarının değişeceği anlamına geliyor. Esasen bu, Ortadoğu’da başlayıp tüm dünyaya yayılacak bir savaşın ilanıdır.

Doğası gereği yeryüzünde sürekli bozgunculuk yapan, savaş çıkaran Yahudi siyonizmi, Vaadedilmiş Toprakları Ele Geçirme hedefine ulaşmak için dünyayı “ateşe” atmaktan yine çekinmeyecek.

1.6.4.3.1. Adım Adım Filistin’in İşgali

1917 Balfour Deklarasyonuyla Filistin’de yurt edinen Yahudiler, o tarihten bugüne yayılmaya, Filistin’i adım adım işgal etmeye devam ediyor. Bu işgaller nedeniyle Filistinlilerle Yahudiler arasında yaşanan çatışmalar, İsrail devletinin kurulmasından sonra Arap devletlerle İsrail arasında savaşa dönüştü. İsrail Devletinin kuruluşunu ilan etmesi ile Arap Birliği’ne üye ülkelerden Suriye, Mısır, Ürdün, Lübnan ve Irak askeri birlikleri harekete geçerek ilk Arap-İsrail Savaşı’nı başlattılar. Bu tarih itibariyle, İsrail’le Arap devletleri arasında yıllarca sürecek savaşların fitili ateşlenmiş oldu. Yıllar içinde Arap devletler İsrail’le pek çok savaş yaptılar.

  • 1948 Arap-İsrail Savaşı
  • 1967 Altı Gün Savaşı
  • 1973 Yom Kippur Savaşı
  • 2006 İsrail-Lübnan Savaşı
  • 2014 Gazze Savaşı

İsrail kurulduğu günden bu yana, Araplarla yaptığı tüm savaşlardan topraklarını genişleterek çıkmıştır.

Yıllar İçinde İsrail’in Filistin’i İşgalini Gösterir Harita

İsrail Devleti, başta Amerika olmak üzere Batılı yandaşlarından aldığı destekle, kan dökerek Filistin toprakları üzerinde yayılmayı sürdürüyor. Son yaptığı Gazze saldırısıyla İsrail tüm Filistinlileri yok etmek, ya da yurtlarından sürmek istiyor. İsrail bugün Filistin’in tamamını işgal etmek üzere. İsrail bundan sonra da durmayacak, Nil’den Fırat’a, kan dökerek yayılmaya devam edecek.

1.6.4.4. / 4. Hedef: Mesih’in Gelmesi İçin Savaşlar Çıkarılması

Siyonizm, Yahudiliğin dünya hakimiyetin sağlanmasında Mesih’in dünyaya gelmesini/getirilmesini en önemli şart sayar. Buna göre, Mesih’in gelmesi için dünyanın alt üst olması kurulu tüm düzenlerin yıkılması gerekir ki, Mesih gelip tüm bunları düzeltsin. İşte Siyonizm bu yüzden dünyada sürekli karışıklık ve savaş çıkarmanın, savaşı teşvik etmenin peşindedir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.