Hava Durumu

Tarihten bugüne Filistin sorunu ve Siyonizm | 14

Yazının Giriş Tarihi: 08.02.2024 05:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.02.2024 05:08

1.6.4.6. / 6. Hedef: Mesih’in Büyük Savaşta, İnanmayanları (Yahudi Olmayanları) Öldürmesi
1.6.4.6.1. Üç Dinde “Büyük Savaş”

Dini literatürde geçen büyük savaş, Yahudilik’te Har Megido, Hıristiyanlıkta Armageddon, İslam kültüründe Melhame-i Kübra, dünyayı alt üst edecek kadar çetin ve şiddetli olacak bir savaşı ifade etmek için kullanılır. Bununla birlikte bu savaşa dair üç dinin söylemlerinde yorum farkı bulunmaktadır.
İslam'da bu savaşın Amik ovasında; Hristiyanlık ve Musevilikte ise Megido Dağının eteklerinde yapılacağına inanılmaktadır. Megido Dağı, İsrail'in Megido Bölgesi'nde Nasıra'nın güneyinde bulunan bir tepedir.
İslami kaynaklara göre, burada bir milyonluk İslam ordusu ile bir milyonluk küfür ordusunun birbirleriyle savaşacağı inanılmaktadır. Mehdi bu savaşla ortaya çıkacak, Mesih ise yer almayacaktır. Hıristiyanlıkta ise savaşın İsa Mesih'in önderliğinde olacağına inanılmaktadır. Musevilikte ise İsa Mesih olarak kabul edilmez ve onlara göre beklenen Mesih İsa değildir.
İslam’a göre, Deccal dünyaya şerri hakim kılmak için savaşacak, Tanrılık iddiasında bulunacak ve pek çok Yahudi Deccale tabi olacaktır. Deccalin çıkışıyla birlikte Mehdi de gelecek ve taraflar arasında çok kanlı bir savaş olacaktır.
Kitab-ı Mukaddese göre Armageddon bizzat Tanrının iyi ve kötü ile savaşıdır. Bu savaş insanlık tarihinin son savaşı olacak ve sonrasında yeryüzünde savaş olmayacaktır. Hz. İsa’nın bizzat yer alacağı bu savaşta, kötülük sonsuza kadar kaybedecektir. Bu nedenle Hristiyanlar Armageddon için "Tanrının savaşı" ifadesini kullanırlar.
Kitab-ı Mukaddese göre, başlarında Deccal olmak üzere dünyadaki tüm krallar askerlerini bu bölgede toplayacaklar ve İsa Mesih’e karşı savaşacaklar. Savaşta Hz. İsa, tüm zalimleri yok edecek ve dünyaya gerçek adaleti getirecektir.

1.6.4.6.2. Yaşatmayan, Öldüren Din Hayali

Kitab-ı Mukaddes'e göre, Armageddon eski düzenin sonu ve yeni düzenin başlangıcını oluşturan bir dönüm noktası olacak, Armageddonda yalnızca Atanmış Kral'ın tarafındaki inananlar sağ kalacaklar, diğerleri ise yok edilmiş olacaklar. Hayatta kalanlar için İsa Mesih’in yeryüzünü cennet haline getireceği göksel bir yönetim dönemi başlayacak ve bunlar eski dünyanın bütün dertlerinden uzak sonsuz bir yaşama kavuşmuş olacaklar. Atanmış Kral (Mesih) Armageddondan sonra yeryüzünde 1000 yıl kral olarak hüküm sürecektir.
Buna göre, kurulacak yeni dünya düzeninde dünya krallığı oluşacak, bu küresel hakimiyetin merkezi Kudüs olacaktır. Bu krallık eski Roma İmparatorluğu modeliyle yönetilecek, ulus devletler olmayacak ve tek bir uluslararası askeri güç var olacaktır.
Aslında bütün bu senaryonun bize söylediği şey şudur; Tek devlet, insanlığın itaat ettiği tek otorite ve Yahudilerin tüm insanlığa hükmettiği sonsuz bir cennet!
Anlaşılacağı üzere, siyonist ideoloji; Önce tüm düzenleri bozar, sonra dünyayı düzeltmesi için büyük savaşı çıkararak Mesih’i çağırır, Mesih dünyayı düzeltir, kötüleri öldürür, Yahudileri dünyaya hakim kılar ve onlara bin yıl (aslında sonsuz) sürecek bir yeryüzü cenneti kurar.
Siyonizm, kendi cenneti için insanlığın ölmesini isteyen hastalıklı bir ruh hali ortaya koyuyor. Öte yandan Mesih’i kirli emellerini yaptıracağı bir figür olarak tasarlayacak kadar sapkın ve yüzsüz.
Siyonist öğreti, Tanrı, Tanrısal güç, Mesih, kutsal, mukaddes gibi teolojik kavramları sıklıkla kullanır. Bununla Siyonistler, Tanrının hep kendilerinin yanında ve kendileriyle beraber olduğu iddiasını beslemeye çalışırlar. Tanrıyla aldatmak siyonizmin rutinidir.
Tüm bu senaryoda anlatılanların ne kadar ütopik ve sürrealist olduğu elbette ortada. Ancak bu yazının konusu bunların ne denli gerçek dışı olduğu değil.
Bizi ilgilendiren asıl konu, siyonizmin bu hülyalara ulaşmak için durmaksızın gerçekleştirdiği eylemler. Siyonizm bu ütopya uğrunda, dünyada sürekli karışıklık çıkarmaya, milletleri bir birine düşürmeye, savaş kışkırtıcılığı yapmaya devam ediyor. Bu durum siyonizmi insanlık için olağanüstü tehlikeli yapıyor.
Öte yandan bir diğer önemli mesele de siyonizmin insanlık için düşlediği bu dehşetli kurguyu benimseyen, hatta hararetle destekleyen grupların varlığıdır. Bunların en başta gelenleri, Hıristiyan Siyonistler olarak da adlandırılan Evanjel tarikati mensuplarıdır.
Özellikle Amerika’da son derece etkin konumda olan Evanjelistler, İsa Mesih’in bir an evvel gelmesi için büyük savaşın hemen gerçekleşmesini arzular ve bu yönde ciddi propagandalar ve eylemler yaparlar. Evanjelistler bu durum için “Tanrıyı kıyamete zorlamak” tabirini kullanırlar ve kendilerinin bu konuda Tanrıya yardımcı olduklarını iddia ederler. Kutsal kitaplarında geçen kıyamet alametlerini gerçekleştirmek için yoğun çaba sarf eder ve bu nedenle Yahudilere destek olurlar. Çünkü inanışlarına göre son savaş Müslümanlar ile Yahudiler arasında olacaktır.
Evanjelistler, siyonizmin dünyadaki en sadık destekçileridir. Özellikle Amerikan dış politikasını yönlendirebilecek pozisyonda olan Evanjelistler dünyada savaş ve karışıklık çıkarma konusunda siyonistlerle yarışırlar. Bugün dünyadaki neredeyse tüm çatışma ve savaşların arkasında bu ikili vardır.
Kendi mutluluk hülyası için kurulmuş tüm düzenleri, medeniyetleri, insanlığı yok etmeyi hedefleyecek kadar barbarlaşmış siyonist ideoloji, insanlık için büyük tehlike olmaya devam ediyor.

1.4.4.7. / 7. Hedef: Mesih’in Dünyada Tüm İnsanlığın Üzerine Yahudileri Hakim Kılması

Siyonizmin bir diğer rüyası da, büyük savaş (Armageddon)’tan sonra; İsa Mesih’in dünyadaki tüm insanlığın üzerine Yahudileri hakim kılmasıdır.
Kitab-ı Mukaddes'e göre büyük savaş, kötülüğe karşı iyiliğin, zalime karşı adaletin zaferidir. Yahudiler inananlar olarak Mesih’in yanında yer almış ve millet olarak dünya egemenliğini hak etmişlerdir.
Savaşın ardından kurulacak yeni dünya düzeninde, Kudüs merkezli dünya krallığında tek devlet olacak, bu devleti yönetecek Yahudiler tüm insanlığa hükmedecektir.
Yahudilerin bu hakkı kendilerinde görmeleri muharref Tevrattan aldıkları “seçilmiş millet” inancına dayanır. Buna göre, İsa Mesih’in kuracağı sonsuz yeryüzü cennetinin egemenleri Tanrının seçtiği millet olan İsrailoğulları (Yahudiler) olacak ve sonsuz, mutlu bir yaşama kavuşacaklardır.
Aslında şu ana kadar saydığımız siyonizmin bütün emelleri bu maddedeki dünya hakimiyeti emeline ulaşmak içindir. Temel hedef, insanlığa hakim olmaktır. Tüm kurgu ve tüm eylemler bu hedefin gerçekleşmesi içindir.
Bu, seçilmiş milletin hakkıdır. Onlar seçilmiş, üstün ırk ve Tanrının milletidir. Bu anlayış Yahudi kibrinin de zirvesidir.
Böylesi bir emeli güden siyonizm, dünyevi ihtirasların peşinde, barış ve insani değerlerden uzak ve gerçeklikten kopuk bir ütopya olmayı sürdürüyor.

1.6.4.8. / 8. Hedef: Bu Düzende Bin Yıllık Dönemin Yaşanması

Ahiret inancı olmayan Yahudiler kendi cennetlerini bu dünyada kurmak isterler. Bunu İsa Mesih’e yaptırmaya kalkmaları ise “bu Tanrının isteğidir” deyip kutsallaştırma çabasıdır.
Öldükten sonra tekrar dirileceğine, hesap gününde yaptıklarının hesabını vereceğine inanmayan Yahudiler cenneti bu dünyada yaşamak isterler. O yüzden böylesi imkansız hayallerin peşine düşerler.
İzah ettiğimiz gibi siyonizm, baştan sona, dünya hırsı, kibir ve sapkınlık üzerine kurulmuş tehlikeli bir yapıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.