İzah ettiğimiz gibi, Türkiye’yi kendi çıkarlarına tehdit olarak algılayan Amerika ve Batılı güçler, çok geç olmadan Türkiye’nin önünü kesmek istiyorlar. Türkiye üzerindeki baskılarını artırmış durumdalar, Türkiye için çember daralıyor.
Yakın bir zamanda, Amerika ve müttefikleri tarafından Türkiye’ye bir “talepler listesi” dayatılması kuvvetle muhtemeldir. Bu listeyle Türkiye’den;
* Doğu Akdeniz’de hatta Karadeniz’de aramalardan vazgeçmesi,
* Afrika’daki faaliyetlerine son vermesi,
* Libya’dan çekilmesi ve ortaklık anlaşmasını iptal etmesi,
* İnsansız savaş uçağı projesini durdurması,
* Suriye’de Kürt devleti kurulmasına göz yumması, müdahale etmemesi,
* Rusya ve Çin’le ilişkileri kesmesi,
* Rusya’ya karşı Ukrayna savaşı ambargosuna uyması,
* S400 savunma sistemini kullanılamaz hale getirmesi (taahhüt vermesi),
* Kıbrıs’tan asker çekmesi, toprak vermesi,
* Egedeki tezlerinden vazgeçmesi,
* Böylece Amerikan çıkarlarına ve İsrail’in güvenliğine tehdit olmaktan uzaklaşması istenecektir.
Türkiye bu talepleri kabul eder ya da en azından karşı tarafı tatmin edecek düzeyde geri adımlar atarsa, tansiyonun düşmesi ve yumuşak bir geçişle düzenin devamı sağlanabilir.
Aksi halde, Türkiye’ye müdahaleler gelmesi ihtimali beklenmelidir. Muhtemel müdahaleler;
2.6.1. Ekonomiye Müdahale:
Türkiye’nin bu taleplere olumlu yaklaşmaması halinde, Amerika ve müttefiklerinin başvuracağı ilk yol, alışıldığı üzere Türkiye ekonomisini çökertmeye çalışmak olacaktır. Bu amaçla;
- Dövize müdahale edilerek aşırı yükselmesi sağlanacak,
- Borsaya müdahaleyle yabancı yatırımcının ülkeden ani çıkışı ile borsanın çökmesi ve ülkeye finansman girişinin engellenmesi sağlanacak,
- Türkiye’nin kredi notu düşürülerek dış piyasalardan borçlanması engellenecek ve tüm bunlarla Türkiye yola getirilmeye çalışılacaktır.
2.6.2. Ambargo:
a-) Türkiye’nin Rusya ve Çin’le yakın ilişkiler kurduğu, NATO dışı ülke olan Rusya’dan savunma sistemleri aldığı, Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya uygulanan ambargoya uymadığı, NATO üyesi ülkelere (Yunanistan) karşı saldırgan tutum sergilediği ve tüm bunlarla NATO’da ittifak ruhuna aykırı davrandığı gerekçesiyle, Amerika müttefikleriyle birlikte Türkiye’ye ambargo başlatabilir.
b-) Türkiye’nin Afrika, Doğu Akdeniz ve Ön Asya’da izlediği politikalarla Amerikan çıkarlarına aykırı davrandığı suçlamasıyla, ABD Hasımlarına Karşı Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Amerika tek başına Türkiye’ye ambargo başlatabilir.
2.6.3. Siyasete-Yönetime Müdahale:
Türkiye’nin bölgedeki etkinliği ve Amerikan çıkarlarıyla çatışan uygulamalarının mevcut iktidarla özdeşleştiği aşikardır. Bölgede petrol ve doğal gaz aramaları, Libya’yla münhasır ekonomik bölge anlaşmasının, sağ konsolidasyon denebilecek mevcut iktidar döneminde olduğu gibi, İsrail’in yayılmacı politikalarına ve katliamlarına karşı sesini yükselten tek siyasi iktidar Türk hükümetidir.
Bu durumda Amerika için, ülkede milliyetçi-muhafazakar sağ cenahın iktidardan uzaklaştırılması için girişimlerde bulunmak bir seçenek olacaktır. Bu amaçla Amerika’nın;
Ekonomiye müdahale ve ambargoyla ülkeyi fakirleştirmek, ülke genelinde terör eylemleri ve bombalı saldırılarla güvenlik endişesi doğurmak, farklı kesimlerden kişilerin faili meçhul cinayetleriyle ülkede ayrışma ve kutuplaşma yaratmak, medya yoluyla manipülasyon yapmak gibi girişimlerle, sağ iktidara olan güven ve itimat duygusunu azaltarak, mevcut iktidarın değişmesi ve yerine eski Türkiye’de olduğu gibi söz dinleyen, Amerika ve İsrail çıkarları için tehdit teşkil etmeyen bir oluşumun iktidara gelmesi yönünde ciddi gayret ve çaba göstermesi muhtemeldir.
Bu yönüyle, mevcut zihniyetin iktidarını sürdürüp sürdüremeyeceği meselesi, Amerika’nın gelecekte Türkiye’ye yönelik politikalarını belirleyecek önemli bir unsur olarak karşımızda duruyor.
2.6.4. NATO’dan Çıkarma :
Ambargo maddesinde sayılan aynı gerekçelerle Türkiye NATO’dan çıkarılabilir, böylece tüm dünyaya, özellikle de NATO ülkelerine karşı korumasız ve savunmasız bırakılabilir.
2.6.4.1. Türkiye NATO’dan Çıkarılabilir Mi?
Türkiye 1952’de, Rus tehdidine karşı üyesi olduğu NATO’da, özellikle Rusya’ya karşı, ittifakın uç karakolu konumunda görev icra etmiş, ittifakın ikinci büyük askeri gücü durumundadır. Ancak bugün NATO’nun Türkiye’yi üye olmayan ülkelerden çok, NATO üyesi ülkelere karşı, en çok da Amerika’ya karşı koruduğunu söylemek yanlış olmaz. İzah ettiğimiz nedenlerle, yakın gelecekte Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması gündeme gelebilir.
Bir ülkenin NATO’dan çıkmasının 2 yolu bulunuyor.
1-) Kendisin ayrılması.
2-) İki üye arasında çatışma çıkması halinde, çatışma dışı üyelerin bir tarafı tamamen haksız bulmaları halinde, oy birliği ile o ülkenin NATO’dan çıkarılmasına karar verilebilir.
Birinci ihtimal olası gözükmediğinden, ikinci şık üzerinde durmak gerekiyor. Bu ihtimal, Türkiye’yi NATO üyesi bir ülkeyle çatışmaya sokmaktır. Esasen böyle bir hamle için, uzun arayışlara girmeye ihtiyaç yoktur.
Türkiye’nin, Ege'de Yunanistan’la, Libya’da Fransa’yla, Suriye’de Amerika’yla çatıştırılması, bu ülkeler için kolay bir kurgu olacaktır. Böylesi bir çatışma sonrasında, yukarıda izah ettiğimiz prosedür işletilerek, Türkiye NATO’dan ihraç edilebilir. Bu durumda, Türkiye’ye askeri müdahalenin önünde bir engel kalmayacaktır.
2.6.5. Askeri Müdahale :
Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Suriye sınırındaki etkinliğine son vermek, bölgesel kaynakların paylaşımından uzak tutmak, büyük İsrail’i kurmak ve güvenliğini sağlamak amacıyla Türkiye’ye bir askeri müdahale yapılabilir mi?
Türkiye’ye askeri müdahale ya da kısmen dahi olsa bir işgal girişimi, buna kalkışacaklar için, son derece ağır bedelleri olacak, çok maliyetli, sonu kestirilemeyecek ciddi riskler taşıyacağı gibi, sürdürülebilir mahiyette de olmayacaktır.
Ancak, Türkiye’nin hedeflerinden taviz vermemesi durumunda masada bir seçenek olabilir. Ayrıca, siyonist İsrail’in vaadedilmiş topraklar hülyasının sınırları içerisinde, Türkiye’nin Güney Doğusundaki 20 ilin yer alıyor olması, Türkiye ile askeri çatışmaya girilmesi ihtimalini sıcak tutuyor.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nejmettin Özdemir
Tarihten bugüne Filistin sorunu ve Siyonizm | 20
2.6. TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN YAKIN TEHLİKE
İzah ettiğimiz gibi, Türkiye’yi kendi çıkarlarına tehdit olarak algılayan Amerika ve Batılı güçler, çok geç olmadan Türkiye’nin önünü kesmek istiyorlar. Türkiye üzerindeki baskılarını artırmış durumdalar, Türkiye için çember daralıyor.
Yakın bir zamanda, Amerika ve müttefikleri tarafından Türkiye’ye bir “talepler listesi” dayatılması kuvvetle muhtemeldir. Bu listeyle Türkiye’den;
* Doğu Akdeniz’de hatta Karadeniz’de aramalardan vazgeçmesi,
* Afrika’daki faaliyetlerine son vermesi,
* Libya’dan çekilmesi ve ortaklık anlaşmasını iptal etmesi,
* İnsansız savaş uçağı projesini durdurması,
* Suriye’de Kürt devleti kurulmasına göz yumması, müdahale etmemesi,
* Rusya ve Çin’le ilişkileri kesmesi,
* Rusya’ya karşı Ukrayna savaşı ambargosuna uyması,
* S400 savunma sistemini kullanılamaz hale getirmesi (taahhüt vermesi),
* Kıbrıs’tan asker çekmesi, toprak vermesi,
* Egedeki tezlerinden vazgeçmesi,
* Böylece Amerikan çıkarlarına ve İsrail’in güvenliğine tehdit olmaktan uzaklaşması istenecektir.
Türkiye bu talepleri kabul eder ya da en azından karşı tarafı tatmin edecek düzeyde geri adımlar atarsa, tansiyonun düşmesi ve yumuşak bir geçişle düzenin devamı sağlanabilir.
Aksi halde, Türkiye’ye müdahaleler gelmesi ihtimali beklenmelidir. Muhtemel müdahaleler;
2.6.1. Ekonomiye Müdahale:
Türkiye’nin bu taleplere olumlu yaklaşmaması halinde, Amerika ve müttefiklerinin başvuracağı ilk yol, alışıldığı üzere Türkiye ekonomisini çökertmeye çalışmak olacaktır. Bu amaçla;
- Dövize müdahale edilerek aşırı yükselmesi sağlanacak,
- Borsaya müdahaleyle yabancı yatırımcının ülkeden ani çıkışı ile borsanın çökmesi ve ülkeye finansman girişinin engellenmesi sağlanacak,
- Türkiye’nin kredi notu düşürülerek dış piyasalardan borçlanması engellenecek ve tüm bunlarla Türkiye yola getirilmeye çalışılacaktır.
2.6.2. Ambargo:
a-) Türkiye’nin Rusya ve Çin’le yakın ilişkiler kurduğu, NATO dışı ülke olan Rusya’dan savunma sistemleri aldığı, Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya uygulanan ambargoya uymadığı, NATO üyesi ülkelere (Yunanistan) karşı saldırgan tutum sergilediği ve tüm bunlarla NATO’da ittifak ruhuna aykırı davrandığı gerekçesiyle, Amerika müttefikleriyle birlikte Türkiye’ye ambargo başlatabilir.
b-) Türkiye’nin Afrika, Doğu Akdeniz ve Ön Asya’da izlediği politikalarla Amerikan çıkarlarına aykırı davrandığı suçlamasıyla, ABD Hasımlarına Karşı Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Amerika tek başına Türkiye’ye ambargo başlatabilir.
2.6.3. Siyasete-Yönetime Müdahale:
Türkiye’nin bölgedeki etkinliği ve Amerikan çıkarlarıyla çatışan uygulamalarının mevcut iktidarla özdeşleştiği aşikardır. Bölgede petrol ve doğal gaz aramaları, Libya’yla münhasır ekonomik bölge anlaşmasının, sağ konsolidasyon denebilecek mevcut iktidar döneminde olduğu gibi, İsrail’in yayılmacı politikalarına ve katliamlarına karşı sesini yükselten tek siyasi iktidar Türk hükümetidir.
Bu durumda Amerika için, ülkede milliyetçi-muhafazakar sağ cenahın iktidardan uzaklaştırılması için girişimlerde bulunmak bir seçenek olacaktır. Bu amaçla Amerika’nın;
Ekonomiye müdahale ve ambargoyla ülkeyi fakirleştirmek, ülke genelinde terör eylemleri ve bombalı saldırılarla güvenlik endişesi doğurmak, farklı kesimlerden kişilerin faili meçhul cinayetleriyle ülkede ayrışma ve kutuplaşma yaratmak, medya yoluyla manipülasyon yapmak gibi girişimlerle, sağ iktidara olan güven ve itimat duygusunu azaltarak, mevcut iktidarın değişmesi ve yerine eski Türkiye’de olduğu gibi söz dinleyen, Amerika ve İsrail çıkarları için tehdit teşkil etmeyen bir oluşumun iktidara gelmesi yönünde ciddi gayret ve çaba göstermesi muhtemeldir.
Bu yönüyle, mevcut zihniyetin iktidarını sürdürüp sürdüremeyeceği meselesi, Amerika’nın gelecekte Türkiye’ye yönelik politikalarını belirleyecek önemli bir unsur olarak karşımızda duruyor.
2.6.4. NATO’dan Çıkarma :
Ambargo maddesinde sayılan aynı gerekçelerle Türkiye NATO’dan çıkarılabilir, böylece tüm dünyaya, özellikle de NATO ülkelerine karşı korumasız ve savunmasız bırakılabilir.
2.6.4.1. Türkiye NATO’dan Çıkarılabilir Mi?
Türkiye 1952’de, Rus tehdidine karşı üyesi olduğu NATO’da, özellikle Rusya’ya karşı, ittifakın uç karakolu konumunda görev icra etmiş, ittifakın ikinci büyük askeri gücü durumundadır. Ancak bugün NATO’nun Türkiye’yi üye olmayan ülkelerden çok, NATO üyesi ülkelere karşı, en çok da Amerika’ya karşı koruduğunu söylemek yanlış olmaz. İzah ettiğimiz nedenlerle, yakın gelecekte Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması gündeme gelebilir.
Bir ülkenin NATO’dan çıkmasının 2 yolu bulunuyor.
1-) Kendisin ayrılması.
2-) İki üye arasında çatışma çıkması halinde, çatışma dışı üyelerin bir tarafı tamamen haksız bulmaları halinde, oy birliği ile o ülkenin NATO’dan çıkarılmasına karar verilebilir.
Birinci ihtimal olası gözükmediğinden, ikinci şık üzerinde durmak gerekiyor. Bu ihtimal, Türkiye’yi NATO üyesi bir ülkeyle çatışmaya sokmaktır. Esasen böyle bir hamle için, uzun arayışlara girmeye ihtiyaç yoktur.
Türkiye’nin, Ege'de Yunanistan’la, Libya’da Fransa’yla, Suriye’de Amerika’yla çatıştırılması, bu ülkeler için kolay bir kurgu olacaktır. Böylesi bir çatışma sonrasında, yukarıda izah ettiğimiz prosedür işletilerek, Türkiye NATO’dan ihraç edilebilir. Bu durumda, Türkiye’ye askeri müdahalenin önünde bir engel kalmayacaktır.
2.6.5. Askeri Müdahale :
Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Suriye sınırındaki etkinliğine son vermek, bölgesel kaynakların paylaşımından uzak tutmak, büyük İsrail’i kurmak ve güvenliğini sağlamak amacıyla Türkiye’ye bir askeri müdahale yapılabilir mi?
Türkiye’ye askeri müdahale ya da kısmen dahi olsa bir işgal girişimi, buna kalkışacaklar için, son derece ağır bedelleri olacak, çok maliyetli, sonu kestirilemeyecek ciddi riskler taşıyacağı gibi, sürdürülebilir mahiyette de olmayacaktır.
Ancak, Türkiye’nin hedeflerinden taviz vermemesi durumunda masada bir seçenek olabilir. Ayrıca, siyonist İsrail’in vaadedilmiş topraklar hülyasının sınırları içerisinde, Türkiye’nin Güney Doğusundaki 20 ilin yer alıyor olması, Türkiye ile askeri çatışmaya girilmesi ihtimalini sıcak tutuyor.