Hava Durumu

Tarihten bugüne Filistin sorunu ve Siyonizm | 5

Yazının Giriş Tarihi: 29.01.2024 05:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.02.2024 05:06

1.4. BEREKETLİ HİLAL Mİ, BEREKET DAİRESİ Mİ?

  • Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsra/1)

İsra Suresi ilk ayetinde yüce Allah, Mescid-i Aksa (Kudüs) ve etrafının, iklim, coğrafya, yer altı, yerüstü zenginlikleri ile daha bildiğimiz-bilmediğimiz pek çok zenginlikle bereketlendirildiğini haber veriyor.

Gerçekten de Kudüs çevresinin tarihi ve bugünü incelendiğinde, yer üstü, yeraltı ve deniz altında sayısız zenginlere sahip olduğu, İlahi dinin ve pek çok Peygamberinin bu bölgeye gönderildiği görülür.

ABD'li Doğubilimci (oryantalist) James Nery Breasted’in  ilk kez 1914’te bölge için kullandığı “Bereketli Hilal” (Fertile Crescent) tanımlaması, bu ifadeyle literatüre yerleşmiştir. Böylece, Kuran’ın bildirdiği toprakların zenginlik dolu bereketi, 1914’te bilimin de literatürüne girmiştir.

Breasted’in Bereketli Hilali; Güneyde Arabistan Çölü ile kuzeyde Doğu Anadolu Bölgesi dağlık bölgesi arasındaki yerler ile Eski Babil toprakları ile hemen yakınındaki Elam'dan ( bugün İran'ın güneybatısı) Dicle ve Fırat ırmakları ile Asur topraklarına kadar uzanır, Zagros Dağları'ndan, batıda Suriye üzerinden  Akdeniz'e, güney yönünde de  Filistin'in güneyine kadar olan toprakları içine alır.

Günümüzde, Bereketli hilal, Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün ve Irak’ı tamamen, batı İran, Kuzey Arabistan ile Mısır’ın kuzey-doğusunu, Türkiye’nin güney ve güneydoğusunu kısmen kapsamaktadır.

Breasted’in bölgeye Bereketli Hilal demesinin nedeni, bölge ikliminin tarıma uygun ve topraklarının son derece verimli olması, ortaya çıkan şeklin de hilale benzemesiydi.


James Nery Breasted’in “Bereketli Hilal” Haritası

Ancak sahip olduğu koşullar ve zenginlikleri (bereketi) itibariyle bölgenin “hilal” şeklinde değerlendirilmesi kanaatimizce eksiktir.
Zira ayette geçen “havle” kelimesi sözlükte; “etraf, çevre, güç, kuvvet” manalarına gelir. Ayetin mana ve maksadı itibariyle havle kelimesinin buradaki en uygun karşılığı “etraf”tır. “Taraf” sözcüğünün çoğulu olan “Etraf” ise sözlükte; “taraflar, dört yön” manalarına gelir.

Böylece ayette geçen “havle” ifadesi, bütün taraflara doğru yani, dört yönlü bir genişleme ve yayılımı ifade der ki bu da “daire”dir.

Bu nedenle, bölgeyi hilal değil, “daire” şeklinde ele almak ve bölgedeki bereket yayılımını da göze alarak daha geniş çizerek, Doğu Akdeniz havzası, Mısır’ın kuzey doğusu ile kuzey Arabistan’ı da bölgeye dahil etmek gerekir. Nihayet, Doğu Akdeniz havzasının nice zenginlikler barındırdığı bugün çok iyi biliniyor. Kuzey Arabistan’ın çölleri ise insanlık için en büyük zenginlik olan İslam’ın ve onun Peygamberinin gönderildiği bölgedir.

Bu itibarla, bahsi geçen bereket diyarını tam anlamıyla ortaya koyabilmek için, Kudüs merkezli bir daire çizmek ve ulaşılan bölgeyi “Bereketli Hilal” yerine “Bereket Dairesi” ifadesiyle tanımlamak kanaatimizce daha isabetli olacaktır.


“Bereket Dairesi” Haritası

1.4.1. Bölgenin İnsanlık İçin Önemi

Bölge insanlık tarihinde olağanüstü bir öneme, vazgeçilmez bir değere sahiptir. Bu topraklar tarihte ilklerin gerçekleştiği yerdir.
Dünya tarihinde ilk uygarlıklar bu bölgede doğmuş, asırlar boyu nice toplumlara ev sahipliği yapan bu bölge, medeniyetin bugünkü haline gelmesinde öncü rol oynamıştır.
Yeryüzünde ilk tarım, bu bölgede başlamıştır. Yine bölge hayvanların ilk evcilleştirildiği yerdir. Tarımla birlikte ilk yerleşik hayata geçiş yine bu bölgede olmuştur.
İnsanlık tarihine yön veren tekerlek, yazı, savaş aletleri gibi pek çok icat ve sulu tarıma geçiş de bu topraklarda gerçekleşmiştir.
Bu coğrafya, çok önemli ticaret merkezlerini ve çeşitli yolları üzerinde bulundurmaktadır. Bölge ticaretin doğmasına ve gelişmesine öncülük etmiştir.
Bölgenin bir diğer önemi ise modern dünyanın toplumsal, kültürel ve politik yapısına dair ilk adımların atılmış, ilk örgütlenmelerin ortaya çıkmış olmasıdır. Bu yapılar ise günümüzde “devlet” olarak isimlendirdiğimiz kavramın doğuşuna zemin hazırlamıştır.
Öte yandan yüce Allah, insanlık tarihi boyunca hak dini bu topraklara indirmiş, tebliğ Peygamberlerini bu topraklara göndermiş ve bu topraklar İlahi Bereketin yeryüzüyle buluştuğu alan olmuştur.
Bölge öylesine eşsiz özelliklere sahiptir ki, bir gün dünyada medeniyet yok olsa ve bir tek bu bölgede yaşam kalsa, insanoğlu kendine yetebilir ve medeniyeti yeniden kurabilir
Tarihteki önemi saymakla bitmeyecek pek çok şeyin yanında, bölge günümüzde de sahip olduğu zenginliklerle ön planda yerini almaya devam ediyor.
Dünya tarımının önemli merkezlerinden biri olmaya devam eden bölgenin asıl önemi ise çok yüksek hacimde petrol ve doğalgaz yataklarına ev sahipliği yapıyor olması. Öyle ki dünyadaki fosil yakıt (petrol/doğalgaz) kaynaklarının yarısı bu bölgede bulunuyor ve dünya enerji ihtiyacının karşılanmasında bölge vazgeçilmez durumda.
Tüm bu müstesna özellikleriyle bölge, dünya güçlerinin ona sahip olma ve kontrolünü elinde tutma mücadelesine şiddetle maruz kalıyor. Bölgenin zenginliklerine göz diken emperyal güçler, yüzyıllardır bölgede fitne-fesatla çıkardıkları çatışma ve savaşlarla, bölgeden kan ve gözyaşını eksik etmiyorlar. Bugün de bölgedeki trajedi artarak devam ediyor.
Hülasa, Allah’ın bereketli kıldığı belde, yine Kuran’da işaret edildiği gibi insanoğlunun bitmeyen yeryüzü bozgunculuğuna sahne olmaya devam ediyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.