Hava Durumu

Yeni Dünya Düzeni’ni yollarla inşa etmek | 12

Yazının Giriş Tarihi: 28.12.2024 15:55
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.12.2024 15:56

"Çin'in Bir Kuşak Bir Yol Projesi (One Belt One Road)"

VIII.2. ENGELLEYEMİYORSAN, ETKİN OL

Günümüzde emareleri ortaya çıkan yeni küresel sistemin çok kutuplu olacağı görülüyor. Bu çok kutuplu esnek yapı, değişken gruplaşmalara ve bu gruplar arasında geçişkenliklere imkan tanıyacak, devletler farklı zamanlarda ve farklı alanlarda, birden fazla ittifak ilişkisi içerisine girebileceklerdir.

İlk dönemlerde Kuşak-Yola temkinli davranan Rusya, ilerleyen yıllarda projenin dışarıdan kontrol etmesi mümkün olmayan bir yapıya kavuşması ihtimaline karşı Çin ile anlaşma yolunu tercih etmiştir.

Keza İngiltere, resmi olarak projenin içinde yer almasa da, Çin’le anlaşma yaparak kontrolden uzak olmamanın hesaplarını yapmaktadır.

Öte yandan Hindistan projede yer almak istediğini ancak, tamamıyla taahhüt altına girmeyi reddettiğini bildirmiştir.

Türkiye’nin tüm bu gidişatı durdurması, tüm hatlarıyla gelmekte olan bu yeni düzeni engellemesi, imkan ve kabiliyeti dahilinde değildir. Bu projenin tamama ermesi kaçınılmazdır. İtiraz ve karşı duruşların bir etkisi ve ehemmiyeti olmayacaktır. Bu durumda elzem olan, bu projeyi her halükarda lehimize çevirebilmektir. Bu projenin avantaja dönüştürülmesi, Türkiye’nin atacağı adımlara bağlıdır.

Türkiye’nin dışında olduğu bir yapıyı kontrol etmesi mümkün olmayacaktır. Sistemin dışında kalan bir Türkiye kendisi, bölge ve dünya hakkında verilecek kararlara boyun eğmek durumunda kalacaktır. Ancak bir Asya ülkesi olarak, Asya’dan doğacak bir düzene müdahil olması, hem kendisinin hem de temsil ettiği bloğun menfaatlerini koruması açısından gereklidir.

Bu nedenle Türkiye yeni düzenin “içinde etkin ol”mak zorundadır. Bu durum, Çin ya da Rusya ile aynı çizgide olmak manasına gelmez. Aksine bu hamle, çıkarları korumak için atılacak stratejik bir adımdır.

BM’nin 5’li Güvenlik Konseyinde, ABD, İngiltere ve Fransa’nın oluşturduğu Batı bloğuyla aynı masada, Rusya ve Çin’den oluşan Doğu bloğu oturuyor. Elbette aynı çizgide birbirlerine tabi olmak için değil, aksine ulusal menfaatlerini savunmak ve aleyhe çıkabilecek kararları engellemek kudretine sahip olmak için.

Çok kutuplu yeni dünya düzeninde Türkiye, her alanda alternatiflerini çoğaltmalıdır. Alternatifsizlik Türkiye’yi çaresizliğe mahkum edecektir. Sadece bir paktın üyesi olarak kendini sınırlamak yerine, birden fazla pakt veya oluşum ile ekonomik, stratejik, askeri  iş birliğini hedefleyen bir diplomasiyi yönetebilmek Türkiye için zorunlu gözükmektedir.

Yeni düzen, BM’ye alternatif kurum ve kuruluşlar ile karar verme mekanizmalarını da oluşturacaktır. Türkiye, genç nüfusu, ekonomik potansiyeli, askeri gücü ve siyasi iradesiyle, yeni düzende mutlaka “karar vericiler” arasında yerini almalıdır. Türkiye bunu ancak hinterlandıyla bütünleşerek başarabilir.

VIII.3. HİNTERLANTTAN BLOĞA

Türk Devletleri Teşkilatı’nın bütünleşme faaliyetlerini artırması, bölgesel bir güç unsuru haline gelmesi ve bir “Türk Bloğu” olarak ortaya çıkması, yeni bir misyon yüklenmesi imkanını doğuracaktır.

Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Ön Asya ve Orta Asya’da bulunan pek çok, Türk ve Müslüman halkları toparlayabilecek öncü ülke konumundadır. Türkiye, dil, din, tarih, kültür ve gönül bağı olan bu halklarla ilişkilerini daha da yakınlaştırmalı ve bunu somut anlaşmalara bağlamalıdır.

Türkiye, özellikle komşu devletlerle yakın geçmişte yapmış olduğu ancak günümüzde geçerliliğini yitirmiş olan, Balkan Paktı (1934) ve Sadabad Paktı (1937) benzeri anlaşmaları, içeriklerini genişleterek ivedilikle imzalamalıdır.

Balkan devletleriyle Balkan Paktı, Kuzey Afrika devletleriyle Kuzey Afrika Paktı, Ön Asya ve Uzak Doğu devletleriyle Asya Paktı imzalanmalıdır. Anlaşmalar ekonomik işbirliğinin yanında özellikle askeri işbirliğini de kapsamalıdır.

Orta Asya’da Türk devletlerle kurulmuş olan Türk Birliği’nde askeri işbirliği hızla genişletilmeli ve ortak askeri yapılanmaya gidilmelidir.

Türkiye kendi hinterlandıyla kendi bloğunu süratle oluşturmalı ve yeni düzenin karar vericileri arasına, bir blok lideri olarak oturmalıdır. Türkiye hinterlandını konsolide etmesi halinde buna muktedir olacaktır.

Öte yandan Türkiye, yeni düzende, yeni üyelik ve katılımlarında, milli egemenliğine, bağımsız politika yapma yetkisine, çıkarları doğrultusunda karar verme iradesine halel getirecek angajmanlara girmekten, bu türlü hukukunu belli örgütlere, yapılara ve devletlere teslim etmekten şiddetle kaçınmalıdır. Türkiye’nin asıl kırmızı çizgisi bu olmalıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.