"Çin'in Bir Kuşak Bir Yol Projesi (One Belt One Road)"
VII. BÖLÜM: KUŞAK-YOL PROJESİ VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
VII.1. TİCARETİN GÜZERGAHI DENİZDEN KARAYA,
SIKLET MERKEZİ BATIDAN DOĞUYA KAYIYOR,
Geçmişte dünyanın önemli şehirlerini birbirine bağlayan İpek Yolu Doğudan Batıya uzanmakta idi. Çin ve Osmanlı Devleti bu avantajlı ticari güzergâhlar üzerinde büyümüş ve zenginleşmiştir. Ancak 17. yüzyıldan sonra ticaret güzergâhlarının karadan denizlere kaymasıyla, kara güzergâhı üzerinde bulunan ülkeler ve Doğu için zenginlik çağı sona ermiş, 18. yüzyılın başından itibaren güç ve iktidar merkezi Batıya kaymıştır.
Günümüzde ise Batı’dan Doğu’ya doğru dünya sıklet merkezinde tekrar bir değişim yaşanıyor. Çin tarafından başlatılan Kuşak-Yol projesi ile deniz ticaret yollarının yerini, kara ve demiryolları alıyor.
Ticarette tüccarlar üreticilerden fazla kazanır. Geçmişte Çin ve Hindistan’ın ürettiği mallar, İpek Yolu üzerinden dağıtılırken, bu ulaşım ağına hakim olan Osmanlı’ya büyük zenginlik getirmiştir. Bugün yeni kurulan küresel demiryolu ve kara yolu ağları, coğrafi konum itibariyle Osmanlı’da olduğu gibi bir süreç hazırlayarak, Türkiye’yi yukarılara taşıyabilir.
Dünyada oluşan jeopolitik kayma ve yeni ticaret yolları, yeni lider ülkeler ve yeni dünya düzeninde belirleyici olacaktır.
VII.2. YENİ DÜNYA DÜZENİ ŞEKİLLENİYOR
Çin’in 2013 yılından bu yana uygulamaya koyduğu Kuşak-Yol projesi, küreselci söylemin ilkeleri üzerinde inşa edilmeye devam ediyor.
Çin’in projeyi, kazan-kazana dayalı serbest ticaret, ulaşım, altyapının geliştirilmesi, ülkelerin refahını artırmaya dayalı karşılıklı işbirliği ve ekonomik entegrasyon şeklinde yumuşak sunumu, esasen projenin görünen pembe yüzü.
Bir de, yeni blok, yeni kutup, nihayetinde yeni dünya düzeni yolunda, ülkelerin hesapsız borçlandırılması, baskı ve tehditle toprak ve kaynakların ele geçirilmesi, devletler üzerinde hegemonya kurulması gibi projenin söylenmeyen karanlık yüzü var.
Çin, yumuşak gücün iş görmediği yer ve durumda, istediğini almak için sertleşmekten çekinmiyor. Çin’in şimdiden bu türlü uygulamaları, kurulmakta olan yeni düzenin karakteristiği hakkında önemli ip uçları veriyor. Çin her geçen gün, emperyalizmin kılıcı haline geliyor.
Çin’in bugüne kadar Kuşak-Yol için dünyaya dağıttığı para miktarı 2,5 trilyon Dolar, hem de Çin’de açlık sınırında yaşayan yığınlar varken.
Çin proje kapsamında dünyanın güvenlik ve istikrar açısından en riskli bölgelerine yollar, limanlar ve altyapılar inşa ediyor, hem de Çin’in doğusuyla batısı arasında ulaşım, altyapı, gelir dağılımı ve gelişmişlik sorunları hat safhada iken.
Bütün bunlara rağmen Çin, dünya çapında, olağanüstü bir entegrasyon projesine soyunuyor.
VII.3. CEVAP BEKLEYEN SORULAR
Çin bu proje için trilyon Dolarları dünyaya nasıl saçabiliyor?
Çin’in bu kadar parası varsa, bu parayı kendi ülkesinde kullanıp, önce kendi içindeki fakirliği, gelir dağılımındaki adaletsizliği, bölgesel farklılıkları gidermesi beklenmez miydi?
Kendi ülkesinde halen ulaşım sorunları varken, dünyanın dört bir yanına ulaşım ağları yapmak nasıl anlaşılmalı?
Düne kadar kapalı sistem, dünyaya entegre olmamış, ayrışmış bir ülkenin, birden bire tüm dünyayı ulaşım ve ticaret yoluyla entegre edecek devasa bir projeyle ortaya çıkması düşündürücü değil mi?
Çin’in vizyonu böylesi bir projeyi ortaya koymaya ve hayata geçirmeye yetmez. Çünkü bu proje sadece bir ticari proje değil esasen bir dünya entegrasyonu projesidir. Geçmişten bu yana otoriter ve dünyaya entegre olmayan kapalı bir rejime sahip Çin’in zihinsel yapısı buna uygun değildir, geçmişten gelen kültürel ve kurumsal yapıları buna müsait değildir.
Peki nasıl oluyor da Çin, böyle bir projeyle dünyanın karşısına çıkıp, devletleri ikna etmeye çalışıyor?
Evet, Çin’in vizyonu buna yetmez, ancak anlaşıldığı üzere kendisine verilen misyon bunu gerektiriyor. Küreselciler dünya entegrasyonu ve ekonomik bağımlılık projesinin yürütülmesi vazifesini Çin’e vermiş durumdalar. Yani Çin bugün, kendinse verilen küresel vazifeyi icra ediyor.
Çin tüm dünyaya para saçıyor, çünkü bu para Çin’in parası değil. Bu para, yabancı yatırım adı altında, dünyanın borçlandırılması için son yıllarda Çin’e aktarılmış olan “Küresel Sermaye”dir. Çin’in son dönem ekonomik verileri incelendiğinde, ülkeye giren yabancı yatırımın 2,5 trilyon Dolar ve Çin’in dünyaya dağıttığı paranın da 2,5 trilyon Dolar olduğu ortaya çıkar. Görüldüğü üzere bu para Çin’in değil, küresel sermayenin yeni düzen kurma yolunda dağıttığı güdümlü parasıdır. Kuşak-Yol Projesinin oyun kurucusu “Küresel Sermayedir.”
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nejmettin Özdemir
Yeni Dünya Düzeni’ni yollarla inşa etmek | 9
"Çin'in Bir Kuşak Bir Yol Projesi (One Belt One Road)"
VII. BÖLÜM: KUŞAK-YOL PROJESİ VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
VII.1. TİCARETİN GÜZERGAHI DENİZDEN KARAYA,
SIKLET MERKEZİ BATIDAN DOĞUYA KAYIYOR,
Geçmişte dünyanın önemli şehirlerini birbirine bağlayan İpek Yolu Doğudan Batıya uzanmakta idi. Çin ve Osmanlı Devleti bu avantajlı ticari güzergâhlar üzerinde büyümüş ve zenginleşmiştir. Ancak 17. yüzyıldan sonra ticaret güzergâhlarının karadan denizlere kaymasıyla, kara güzergâhı üzerinde bulunan ülkeler ve Doğu için zenginlik çağı sona ermiş, 18. yüzyılın başından itibaren güç ve iktidar merkezi Batıya kaymıştır.
Günümüzde ise Batı’dan Doğu’ya doğru dünya sıklet merkezinde tekrar bir değişim yaşanıyor. Çin tarafından başlatılan Kuşak-Yol projesi ile deniz ticaret yollarının yerini, kara ve demiryolları alıyor.
Ticarette tüccarlar üreticilerden fazla kazanır. Geçmişte Çin ve Hindistan’ın ürettiği mallar, İpek Yolu üzerinden dağıtılırken, bu ulaşım ağına hakim olan Osmanlı’ya büyük zenginlik getirmiştir. Bugün yeni kurulan küresel demiryolu ve kara yolu ağları, coğrafi konum itibariyle Osmanlı’da olduğu gibi bir süreç hazırlayarak, Türkiye’yi yukarılara taşıyabilir.
Dünyada oluşan jeopolitik kayma ve yeni ticaret yolları, yeni lider ülkeler ve yeni dünya düzeninde belirleyici olacaktır.
VII.2. YENİ DÜNYA DÜZENİ ŞEKİLLENİYOR
Çin’in 2013 yılından bu yana uygulamaya koyduğu Kuşak-Yol projesi, küreselci söylemin ilkeleri üzerinde inşa edilmeye devam ediyor.
Çin’in projeyi, kazan-kazana dayalı serbest ticaret, ulaşım, altyapının geliştirilmesi, ülkelerin refahını artırmaya dayalı karşılıklı işbirliği ve ekonomik entegrasyon şeklinde yumuşak sunumu, esasen projenin görünen pembe yüzü.
Bir de, yeni blok, yeni kutup, nihayetinde yeni dünya düzeni yolunda, ülkelerin hesapsız borçlandırılması, baskı ve tehditle toprak ve kaynakların ele geçirilmesi, devletler üzerinde hegemonya kurulması gibi projenin söylenmeyen karanlık yüzü var.
Çin, yumuşak gücün iş görmediği yer ve durumda, istediğini almak için sertleşmekten çekinmiyor. Çin’in şimdiden bu türlü uygulamaları, kurulmakta olan yeni düzenin karakteristiği hakkında önemli ip uçları veriyor. Çin her geçen gün, emperyalizmin kılıcı haline geliyor.
Çin’in bugüne kadar Kuşak-Yol için dünyaya dağıttığı para miktarı 2,5 trilyon Dolar, hem de Çin’de açlık sınırında yaşayan yığınlar varken.
Çin proje kapsamında dünyanın güvenlik ve istikrar açısından en riskli bölgelerine yollar, limanlar ve altyapılar inşa ediyor, hem de Çin’in doğusuyla batısı arasında ulaşım, altyapı, gelir dağılımı ve gelişmişlik sorunları hat safhada iken.
Bütün bunlara rağmen Çin, dünya çapında, olağanüstü bir entegrasyon projesine soyunuyor.
VII.3. CEVAP BEKLEYEN SORULAR
Çin’in vizyonu böylesi bir projeyi ortaya koymaya ve hayata geçirmeye yetmez. Çünkü bu proje sadece bir ticari proje değil esasen bir dünya entegrasyonu projesidir. Geçmişten bu yana otoriter ve dünyaya entegre olmayan kapalı bir rejime sahip Çin’in zihinsel yapısı buna uygun değildir, geçmişten gelen kültürel ve kurumsal yapıları buna müsait değildir.
Peki nasıl oluyor da Çin, böyle bir projeyle dünyanın karşısına çıkıp, devletleri ikna etmeye çalışıyor?
Evet, Çin’in vizyonu buna yetmez, ancak anlaşıldığı üzere kendisine verilen misyon bunu gerektiriyor. Küreselciler dünya entegrasyonu ve ekonomik bağımlılık projesinin yürütülmesi vazifesini Çin’e vermiş durumdalar. Yani Çin bugün, kendinse verilen küresel vazifeyi icra ediyor.
Çin tüm dünyaya para saçıyor, çünkü bu para Çin’in parası değil. Bu para, yabancı yatırım adı altında, dünyanın borçlandırılması için son yıllarda Çin’e aktarılmış olan “Küresel Sermaye”dir. Çin’in son dönem ekonomik verileri incelendiğinde, ülkeye giren yabancı yatırımın 2,5 trilyon Dolar ve Çin’in dünyaya dağıttığı paranın da 2,5 trilyon Dolar olduğu ortaya çıkar. Görüldüğü üzere bu para Çin’in değil, küresel sermayenin yeni düzen kurma yolunda dağıttığı güdümlü parasıdır. Kuşak-Yol Projesinin oyun kurucusu “Küresel Sermayedir.”